YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7490
KARAR NO : 2015/8835
KARAR TARİHİ : 18.05.2015
MAHKEMESİ : KUŞADASI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İHTİYATİ HACİZ
TARİHİ : 22.12.2014
NUMARASI : 2014/315
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak davasında, mahkemece ihtiyati tedbirin ihtiyati hacze dönüştürülmesine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan adi ortaklık sözleşmesi uyarınca, müvekkili şirketin hissesine isabet eden 10 adet bağımsız bölümün davalı şirket adına tescil edildiğini ileri sürerek; davaya konu bağımsız bölümler üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, 10 adet bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili şirket adına tescilini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, şimdilik 244.118 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş,19.12.2014 tarihli dilekçesi ile bağımsız bölümler üzerine konulan ihtiyati tedbirin ihtiyati hacze dönüştürülmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 22.12.2014 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin talebinin kabulüne, bağımsız bölümler üzerine konulan ihtiyati tedbirlerin ihtiyati hacze dönüştürülmesine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına davalı vekili 02.01.2015 tarihli dilekçesi ile itiraz etmiş olup; itiraz üzerine bir karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiştir.
İİK’nun 265/1. maddesi; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.” hükmünü içermektedir. Aynı maddenin son fıkrasında ise itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür.
./..
Somut olayda, davalı vekili tarafından ihtiyati haciz kararına karşı verilen itiraz dilekçesi, mahkemece temyiz defterine kaydedilmiş, sonrasında harç ikmal ettirilerek temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmiştir.
İİK ‘nun 258/son ve 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talebinin reddi üzerine verilen kararlar ile ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolu açık olup, ihtiyati haciz talebinin kabulü kararı aleyhine İİK’nun 265/1. maddesi uyarınca sadece itiraz yolu açıktır. Mahkemece, itiraz üzerine aynı Kanun’un 265/4. maddesi uyarınca inceleme yapılarak karar verilmelidir.
Bu durumda, mahkemece; davalı vekilinin itiraz dilekçesinin incelenmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a gönderilmesi doğru değildir.
Ne var ki, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, temyiz kabiliyeti bulunmayan kararın Yargıtay’a gönderilmesi halinde, Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nın 432/4. maddesi uyarınca REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.