Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/29092 E. 2015/41039 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/29092
KARAR NO : 2015/41039
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

Tebliğname No : 6 – 2011/47025
MAHKEMESİ : Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2010
NUMARASI : 2010/317 (E) ve 2010/350 (K)
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

1- Mağdur S.. C..’ın, olayın hemen akabinde kollukta alınan 17.04.2010 tarihli beyanı, mağdur ile tanık M.. T..’ın kovuşturma aşamasındaki anlatımları bir arada değerlendirildiğinde; mağdur Serhan’ın olay günü yanında arkadaşı tanık Mustafa da olduğu halde yaya olarak yürüdükleri sırada sanıkların gelerek mağdur ve tanığın önüne çıktıkları, sanık Ufuk’un mağduru yanına çağırdığı, mağdurun cevap veremeyerek yoluna devam etmek istediği sırada sanıkların mağdurun yanına gelerek “buraya esrar almaya mı geldin” dedikleri, mağdurun da “ehliyet sınavından çıkıp eve gittiğini” söylemesi üzerine, sanık Ufuk’un mağdura “bana 5,00 TL ver” dediği, mağdurun olumsuz cevap vermesi üzerine sanık Ufuk’un mağdurun pantolonunun cebine elini sokarak 5,00 TL para ile cep telefonunu aldığı, telefonun sim kartını çıkarıp mağdura verdiği, mağdurun “ne yapıyorsunuz, telefonumu versene” demesi üzerine sanıkların kaçarak olay yerinden uzaklaştıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların mağduru cep telefonu ve parayı teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmaya yönelik ne tür bir cebir veya tehdit uyguladıkları karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yazılı şekilde yağma suçundan hükümlülüklerine karar verilmesi,
2-Sanıkların mağdurun cebinden cep telefonu ve 5,00 TL parasını aldıkları, cep telefonunu 2.el telefon alım satım işi ile uğraşan tanık C.. F..’a sattıkları, tanık Celal’in de bu telefonu tanık S.. A..’ya sattığı, mağdura ait cep telefonuna tanık Seyfi’nin oğlunun kullanımında iken çalıntı mesajı gelmesi üzerine, tanık Seyfi’nin C.Savcılığına müracaat ederek suça konu cep telefonunu teslim ettiği; mağdurun kovuşturma aşamasındaki anlatımlarında: “…sanıklar tutuklanınca yakınlarının gelip zararını karşıladıklarını” beyan ettiği; Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı; failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi; kötü niyetliyse, satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların suça konu cep telefonunu satın alan tanık S.. A..’nun zararlarını giderip gidermedikleri araştırılmadan, etkin pişmanlık konusunda yazılı şekilde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar U.. Ö.. ve T.. B.. savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 01.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.