YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7637
KARAR NO : 2015/15503
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : KIRŞEHİR AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2014
NUMARASI : 2014/646-2014/731
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; ortak çocuk için ödenen aylık 100.00.TL iştirak nafakasının yetersiz kaldığını ileri sürerek; 600.00.TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, iştirak nafakasının aylık 175.00.TL’ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
TMK.’nun 182/2.maddesine göre; “Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur.
Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır”.
Aynı Yasanın 328/1.maddesine göre de; “Anne ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur” (TMK. 330/1).
Somut olayda; davacı annenin ev hanımı olduğu, 850.00 TL yetim aylığı aldığı, 450.00.TL kira ödediği, davalı babanın işçi olduğu, kirada kaldığı; ortak çocuğun ise, 27/11/2004 doğumlu olduğu, 09/02/2009 tarihinde açılan anlaşmalı boşanma davasında 28/10/2009 tarihinde verilen kararın 03/12/2009 tarihinde kesinleştiği, anılan bu karar ile iştirak nafakasının 100.00. TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Tarafların gerçekleşen sosyal-ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ortak çocuğun yaşı ve ihtiyaç düzeyi, özellikle davalı babanın da ortak çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katılma yükümlülüğünün bulunduğu gözetildiğinde; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı az olup, hakkaniyet ilkesine aykırıdır. Bu sebeple, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; ortak çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü davalı babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda iştirak nafakasına hükmetmek olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.