YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/860
KARAR NO : 2015/13015
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/199944
Mahkemesi : Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 21/04/2014
Numarası : 2013/364 – 2014/145
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tüm sanıkların, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Ö.. G..’in mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar C.. M.. ve L.. M..’ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar C.. M.. ve L.. M..’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık Ö.. G..’in 2863 ve 6136 sayılı Kanunlara aykırılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanık müdafinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemece verilen 26/06/2008 tarihli ilk hükmün temyizi aşamasında İl Jandarma Komutanlığı tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen 03/02/2009 tarihli yazıda, sanık Özgür’ün haber elemanı olarak kayıtlı olup, 19/05/2007 tarihli operasyonda komutanlığa bilgi verdiğinin ve aynı zamanda jandarma imdat telefonunu arayarak olay ile ilgili ihbarda bulunduğunun belirtildiği, dosya içerisinde mevcut “156 jandarma ihbar kayıt formu” nda, olayı bildirenin telefonu olarak yazılı bulunan numaranın, sanık Özgür’e ait 20/01/2009 tarihli telefon faturasında yazılı numara ile aynı olduğu, Dairemizin 12/09/2013 tarihli bozma ilamı sonrası mahkemece, yukarıda sözü edilen 03/02/2009 tarihli yazıya ilişkin araştırma yapıldığı, İl Jandarma Komutanlığınca gönderilen 18/02/2014 ve 25/03/2014 tarihli cevabi yazılarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaplı 03/02/2009 tarihli yazıya ait kaydın mevcut olduğu, söz konusu olayın 2007 yılında gerçekleşmesi nedeniyle 2007 – 2009 yılları arasında İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü emrinde görevli personelden konu ile ilgili detaylı bilgi alınabileceği belirtilerek, anılan personelin görev yerlerinin bildirildiği, mahkemece, İl Jandarma Komutanlığı tarafından gönderilen cevabi yazılar gerekçe gösterilerek, sanık Özgür’ün haber elemanı olduğuna dair herhangi bir dayanak bulunmaması nedeniyle atılı suçlardan mahkumiyetine, 03/02/2009 tarihli yazının yazılmasına sebep olan kişiler hakkında soruşturma yürütülmesi için de Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği;
Temyiz aşamasında sanık Özgür tarafından ibraz edilen 08/05/2015 havale tarihli dilekçe ekinde Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/2302 sayılı soruşturma dosyası kapsamında verilen 25/03/2015 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar’ın bulunduğu, bahse konu kararda, 03/02/2009 tarihi itibariyle İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü emrinde görevli personelin, sanık Özgür’ün haber elemanı olduğunu söylediklerinin, ayrıca komutanlık tarafından gönderilen sanık Özgür’e ait dosyanın incelenmesi ile, adı geçen sanığın haber elemanı güvenlik kartı bulunduğu, 24/12/2005 tarihinden itibaren suç ihbarları yaptığı, Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen tarihi eser kaçakçılığı suçuna ilişkin ihbarın da sanık Özgür tarafından yapıldığı bilgilerine ulaşıldığının belirtildiği;
Sanık Özgür’ün olaya İl Jandarma Komutanlığı’nda kayıtlı haber elemanı olarak dahil bulunduğu ve atılı suçlardan mahkumiyetlerine hükmedilen diğer sanıkların suç oluşturan eylemlerinin kolluk kuvvetlerine sanık Özgür tarafından ihbar edildiği, diğer yandan, suça konu kültür varlıkları ile 6136 sayılı Kanun kapsamındaki bıçakların sanık Özgür’de ele geçirilmeyip, sanık Cüneyt’in içinde olduğu araçta bulunduğu, dolayısıyla, adı geçen sanığın suç kastı mevcut olmadığı gibi, atılı suçların maddi unsurunu oluşturan fiillerin sanık Özgür tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakla; her iki suçtan sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile mahkumiyetine dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanık Ö.. G.. müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.