Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/11107 E. 2015/13038 K. 10.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11107
KARAR NO : 2015/13038
KARAR TARİHİ : 10.09.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/183344
Mahkemesi : Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 06/01/2015
Numarası : 2015/14 – 2015/14

Taksirle yaralama suçundan sanık E.. T..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/4 ve 22/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa ait sürücü belgesinin aynı Kanun’un 53/6. maddesi gereğince 1 yıl süreyle geri alınmasına dair Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2012 tarihli ve 2012/29 esas, 2012/210 sayılı kararının dairemizin 04/03/2014 tarihli ve 2013/11576 esas, 2014/5289 sayılı ilamı ile onanmasını müteakip, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlüye ait sürücü belgesinin geri alınması kararının infazının başlangıç tarihi açısından tereddüt hasıl olduğundan bahisle vuku bulan talep üzerine sürücü belgesinin geri alınması kararının hükmün kesinleştiği tarihten itibaren infaz edilmesi gerektiğine ilişkin aynı Mahkemenin 12/12/2014 tarihli ve 2012/29 esas, 2012/210 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2015 tarihli ve 2015/14 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddenin 6. fıkrasındaki “Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” şeklindeki düzenleme karşısında, 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin anılan mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesiyle yürürlüğe girdiği ve geri alma süresinin de cezanın tümüyle infazından itibaren başlayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.05.2015 gün ve 94660652-105-38-3667-2015-9560/30224 sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tevdi olunmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK’nın 53/6. maddesinde yer alan “Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” şeklindeki düzenleme incelendiğinde;
Maddenin ilk dört fıkrasındaki düzenlemelerin kasten işlenen suçlarda hapis cezasının yasal sonucu olduğu ve hükümde belirtilmemiş olsa dahi sanık veya hükümlü lehine aleyhe bozma yasağına konu olamayacağı, ancak beşinci fıkradaki düzenlemede adli para cezasına mahkumiyet halinde de mahkemece hükmedilmek koşuluyla hak yoksunluğuna karar verilebileceği ve bu hak yoksunluğunun para cezaları açısından adli para cezasının tümüyle infazından sonra başlayacağında kuşku bulunmamaktadır.
TCK’nın 53/6. fıkrasının uygulanma koşullarına gelince, anılan fıkrada hapis veya adli para cezasına mahkumiyet ayrımı yapılmaksızın mahkumiyet yeterli görüldüğünden, taksirle işlenen suçlarda hakim tarafından hükmedilmek ve süresi belirtilmek koşuluyla, fıkradaki bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına veya sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi mümkündür. Hapis cezasına mahkumiyet halinde cezanın infazı süresince yoksun bırakılan kişi bu meslek veya sanatı fiilen icra edemeyeceğinden veya sürücü belgesini kullanamayacağından, yasaklama ve geri alma hükmünün hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmesinde ve sürenin cezanın tümüyle infazından sonra işlemeye başlamasında maddenin diğer fıkralarındaki düzenlemelere herhangi bir aykırılık veya adaletsizlik bulunmamaktadır.
Sanığın hapis cezasının infazına 28.05.2015 te başlandığı, sürücü belgesinin infazın başlaması ile geri alınması gerektiği anlaşılmakla; sürücü belgesinin geri alınmasının hükmün kesinleşmesi ile birlikte yürürlüğe girmesine dair Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2014 tarih ve 2012/29-2010 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.012015 tarihli ve 2015/14 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik görülmediğinden,
Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunmadığından Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.012015 tarihli ve 2015/14 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.