YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6058
KARAR NO : 2015/13059
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/295750
Mahkemesi : Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 12/03/2014
Numarası : 2007/269 – 2014/101
Suç : Taksirle öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, ceza miktarına ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
10.06.2006 günü saat 03:30 sıralarında sanık sürücü L.. A..’ın olay saati itibariyle 100 promil alkollü vaziyette, yönetimindeki otomobille yerleşim yeri dışında, aydınlatmanın olmadığı, 7 metre genişliğinde, iki yönlü, düz, kuru, asfalt kaplama yolda Bismil istikametinden Diyarbakır istikametine seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde, şerit ihlali yaparak aracının sol ön köşe kısımları ile, karşı istikametten gelmekte olan sürücü A.. G.. yönetimindeki otomobilin sol yan arka kısımlarının çarpışması sonucu katılana ait araçta yolcu olarak bulunan 2005 doğumlu E.. Ş..’ın vefat ettiği, H.. Ş..’ın hayati tehlikeye neden olacak şekilde, A.. G.. ve M.. M.. G.. basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte, Ö.. G..’in ise hayati tehlikeye ve 2. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandıkları olayda, 19.12.2006 günlü ve 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 89/5. maddesi hükmüne göre, aynı Kanunun 89/1. maddesi kapsamında kalacak şekilde yaralanmalar dışındaki nitelikli yaralanma hallerinde mağdurun şikayetinin bulunmamasının, bilinçli taksir halinde geçerli olmadığı hususları dikkate alınıp, her ne kadar mağdurlar şikayetçi olmasa da; yaralanmalarının TCK’nın 89/2-b,e kapsamında kalması itibarıyla bilinçli taksirle bir kişinin ölümü ve iki kişinin de nitelikli yaralanması nedeniyle, sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK’nın 85/2. maddesinde öngörülen suçu oluşturmasına rağmen, mahkemece suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK’nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyeti hükmü verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.