YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11660
KARAR NO : 2015/14203
KARAR TARİHİ : 15.09.2015
MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/03/2014
NUMARASI : 2012/566-2014/99
Taraflar arasında görülen kuyu suyu kullanımından kaynaklanan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafa ait …. Mah. Lara Cad. Club Hotel Muratpaşa/Antalya adresinde 02/11/2005 tarihinde kurum ekiplerince yapılan kontrolde, mülke ait dahili tesisatta özel kuyu suyu kullanıldığının tespit edildiğini ve bu tespite istinaden abonesiz kullanıma ilişkin borç taahhuk ettirildiğini, Asat Tarifeler Yönetmeliği gereğince kuyu suyunun bina tesisatına bağlanmasının yasaklandığını ve bu durumun kaçak su kullanımı niteliğinde olduğunu, abone olmaksızın kuyu suyu kullanımı yaparak suyun her türlü kullanımını uhdesinde bulunduran davalının bunun karşılığını ödemekle yükümlü olduğunu belirterek; 11.612,24 TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki bir ticari ilişkiye dayanmadığını ve bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu alacağın hukuki sebebinin haksız fiil niteliğinde olup bu iddiaların BK’nın 60. Maddesi gereğince zamaşımınına uğradığını, müvekkili davalı şirketin bahçe sulaması yapmak amacı ile özel kuyu açtırıp bu suyu yalnızca bahçe sulamakta kullanıldığını ve kuyu suyunun bina tesisatına bağlanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; dava konusu edilen tazminat alacağının haksız fiilden kaynaklanmış olduğu, haksız fiilin gerçekleştiği 02/11/2005 (tutanak) tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 60. Maddesi gereğince dava zamanaşımı süresinin zarar ve faile ıttıla tarihinden itibaren 1 yıl olduğunu, davalı kurumun yetkili organı olan ASAT Genel Müdürlüğ’nün bu zarara ilişkin olarak, 27/04/2009 tarihinde icra takibi yaptığını, bu takipte yapılan en son işlemin, davalının itirazı üzerine 14/07/2009 tarihinde icra takibinin durdurulması işlemi olduğu, bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin kesilip yeninde işlemeye başladığı kabul edilse dahi dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; abonelik olmaksızın kaçak atık su kullanımından kaynaklanmaktadır. Mahkemece; eylem haksız fiil kabul edilerek, haksız fiillerde de zamanaşımı süresi bir yıl olduğundan bahisle, davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Tekel niteliğinde bir hizmette bulunan ASAT’ın fiili veya yasal bir engel bulunmayan hâllerde, atıksu hizmetinden yararlanmak isteyen kişilerle sözleşme yapmak mecburiyeti vardır. Sözleşmenin kurulmasıyla ASAT, karşı taraf abonenin hizmetine atıksu hizmetini sağlamakla yükümlü olup anılan hizmetten yararlanan kişinin de hizmetin bedelini ödemesi gerekir. Sonuç itibarıyla sözleşmesiz ve kaçak olarak atıksu hizmetinden yararlanan davalının yasal mevzuat uyarınca bunun bedelini ödemesi gerektiği her türlü kuşkudan uzaktır.
Davacı kurum sözleşme yapmak ve böylece karşı edim borçlanmak şartıyla kamuya hizmet sunmuş bulunmaktadır. Davalı taraf ise, sözü edilen bu hizmetten (atık su aboneliği) sözleşme vasıtasıyla yararlanacağı yerde böyle bir sözleşme yapmaksızın (ve belkide bunu istemeksizin) karşılıksız ve kaçak (atık sudan) yararlanmış bulunmaktadır. O hâlde, taraflar arasında dürüstlük ilkesine uygun olarak “sözleşme benzeri” bir borç ilişkisinin kurulduğu kabul edilmelidir. Bu sonuç için sunulan edimden davalının sadece yararlanmış olması gerekli ve yeterlidir. Sözleşme benzeri bir ilişkinin kurulduğu kabul edildiğinde zamanaşımı süresinin de bir yıl değil 10 yıl olması gerekir. Aksine bir yaklaşım, dürüst ve ilkeli davranarak sözleşme yaparak normal tüketime ilişkin tarifeye göre ödeme yapan kişilerin aleyhine, kaçak atık su kullananların lehine bir sonuca yol açılarak, kaçak kullananlar korunmuş ve kaçak atık su kullanımı teşvik edilmiş olur ki, bu da hukuken kabul edilebilecek bir ilke değildir. Bunun aksini kabul tipik bir hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Böylesi bir duruma ise hukuk düzeninin izin vermeyeceği aşikârdır. ( 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 2), (Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun; 2000/3-1803 Esas-2000/1813 Karar, 2002/3-100 Esas-2002/68 Karar, 2009/13-461 Esas-2009/495 Karar, 2011/7-690 Esas, 2011/617 Karar, 2012/3-1927 Esas, 2013/1406 Karar, 3. Hukuk Dairesinin; 2000/2965 Esas, 2000/3341 Karar, 2000/6057 Esas, 2000/6244 Karar, 2010/8157 Esas, 2010/10301 Karar sayılı ilamlarında da benimsenmiştir.)
Hal böyle olunca; taraflar arasında sözleşme benzeri bir ilişkinin kurulduğu gözönüne alındığında, B.K.’nun 125. maddesine göre zamanaşımı süresi 10 yıldır. Dava tarihi itibarı ile bu süre dolmadığına göre, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.