YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20151
KARAR NO : 2015/41417
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
Tebliğname No : 6 – 2010/184356
MAHKEMESİ : İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2009
NUMARASI : 2009/443 (E) ve 2009/453 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Oluş ve dosya içeriğine göre; mağdur Ö.. Ç..’ın 04.10.2007 tarihinde alınan ifadesinde, “28.09.2007 günü evde bulunduğu sırada kardeşi Ahmet’in gelerek, ‘S.. Ç.. seni çağırıyor ağabey, meydanda bekleyecekmiş’ dediğini, Ahmet ile birlikte .. meydanına gittiklerini, burada Savaş’ın, ‘Ben yola gideceğim, bana para lazım, yol paramı sen çekeceksin” diye söylediğini, parasının olmadığını belirttiğinde ise, ‘Telefonları çıkartın’ diye ısrar ettiğini, vermek istemediğini, ancak Savaş’ın sert ve tehditvari bir şekilde yeniden telefonu istediğini, korkup çekindiği için cep telefonunu verdiğini, ‘Ben bu telefonu aldım, artık satacağım, babana benim aldığımı söyleme, ben satacağım sen telefonu bulursun’ deyip kendilerini gönderdiğini, eve geldiklerinde Savaş’tan korktuğu için babasına bir şey diyemediğini, ancak kardeşi Ahmet’in telefonun kaybolduğunu söylediğini, babasının kızması üzerine Ahmet’in Savaş’ın yanına giderek telefonu istediğini, Savaş’ın da ‘Bir daha gözüme gözükmeyin’ deyip telefonu iade ettiğini” beyan ettiği; sanık S.. Ç..’ın 09.10.2007 günü polis merkezinde avukat huzurunda alınan ifadesinde, “28.09.2007 günü öğle saatlerinde meydanda bulunan kahvehanede oturduğu sırada Ömer ile Ahmet’i gördüğünü, ailevi problemlerinin olduğunu ve evden kaçacağını söyleyerek onlardan cep telefonlarını istediğini, Ömer’in babası kızacağı için telefonu veremeyeceğini söylediğini, telefonları almadan oradan ayrıldığını, suçlamayı kabul etmediğini” iddia ettiği; mağdura yönelik eylemi nedeniyle sanık S.. Ç..’ın, Mahkemenin 24.03.2008 günlü kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c, 168/3,62 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum edildiği; sanık savunmanı tarafından temyiz edilen kararın, Dairemizin 01.10.2009 gün, 2008/24783 Esas – 2009/12886 Karar sayılı ilamı ve “Olayın tanığı olduğu anlaşılan mağdurun kardeşi tanık A.. Ç.. dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı biçimde karar verildiği” gerekçesi ile bozulduğu; 28.12.2009 günlü oturumda ifadesine başvurulan tanık A.. Ç..’ın, “S.. Ç..’ın mağdura ait cep telefonunu ‘Bir iki saat kullanayım’ diyerek aldığını, 1,5 saat sonra kendisinin gidip telefonu geri aldığını” belirttiği ve sanığın yakınana yönelik yağma suçunun unsurunu oluşturacak tehdit, cebir ve şiddet teşkil edecek fiil ve davranışının olmadığı olayda; sanığın yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık S.. Ç.. savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.