Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/3042 E. 2015/14137 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3042
KARAR NO : 2015/14137
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2014
NUMARASI : 2010/590-2014/405

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 15.09.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av. A. R. Belgin geldi. Karşı taraftan davalı ve vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde, davalının müvekkili olan davacıya haricen taşınmaz sattığını,davacının bu taşınmazı fiilen teslim alarak, içine bir takım tadilatlar yapmak suretiyle ,ailesi ile birlikte burada ikamet etmeye başladığını, ne var ki davalının tapu devrini gerçekleştirmediğini beyan ederek dairenin emsal rayiç bedeli 165.000 TL ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedeli 35.000 TL olmak üzere , şimdilik 200,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, verilen hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan geçersiz gayrimenkul satışından kaynaklı, davacı tarafından satış bedeli olarak ödenen bedelin ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Harici satış sözleşmesine göre mülkiyetin devri; TMK.nun 705, BK.nun 213 (TBK.nun 237), Tapu Kanununun 26, Noterlik Kanununun 60.maddeleri ve HGK.nun 15.11.2000 tarih, 2000/13-1612 E.-2000/1704 K.sayılı ilamı gereğince resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir.

Geçersiz sözleşmelere göre verilenlerin iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenir. Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı (geçerli) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi zarar değil, alacaklının (davacının) mal varlığında meydana gelen eksilmedir.
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığında bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır.
Somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine tapu iptal ve tescil davası açılmış, Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/511 Esasına kayıtlı görülen dava ile yapılan yargılama sonucunda satışın tapuda resmi şekilde yapılmadığı, ayrıca protokoldeki şartın da yerine getirilmediği, davacının yerine getirmesi gereken şartın gerçekleşme olanağı kalmadığı, protokole istinaden istenilen tescil talebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar Yüksek Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2006/8134 E-2007/1172 K.sayılı kararı ile onanmış, karar düzeltme talebi de reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Davacının protokolde kararlaştırılan hizmetleri yerine getirmediği, kesinleşen bu dava ile sabittir.
Taraflar arasında taşınmaz satışı resmi şekilde yapılmadığı için geçerli değildir.Bu nedenle de verilenlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerekir.
İadenin gerçekleşebilmesi için de, öncelikle davacının satış bedeli karşılığı olarak davalı tarafa bedel ödediğini ispat etmesi gerekir.
Dosya içeriği ile davacı satış bedelini ödediğini yazılı delillerle ispat edememiştir. Ancak, dava dilekçesinde “yemin” deliline de dayanmış olduğundan, davacıya ödeme hususundaki iddiasını ispat zımnında, davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yön gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.