Danıştay Kararı 12. Daire 2021/6400 E. 2022/1988 K. 14.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6400 E.  ,  2022/1988 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/6400

Karar No : 2022/1988

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … ‘i temsilen … Sendikası

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünde sözleşmeli statüde realizatör olarak görev yapan davacı tarafından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 16. maddesi uyarınca Teknik Hizmetler Sınıfında yer alan mühendislere uygulanan ek göstergeden yararlandırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 09/07/2020 tarih ve E:2019/5879, K:2020/2739 sayılı bozma kararına uyularak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 16. maddesinde, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünde özel kanun (1309 sayılı Kanun) hükümlerine göre istihdam edilen uzman memurlar, uygulatıcı uzman memurlar ile sanatkârların sözleşmeli olarak çalıştırılabileceği ve bu şekilde sözleşmeli istihdam edilenlerin de emeklilik yönünden Emekli Sandığı ile ilgilendirileceğinin kurala bağlandığı; aynı düzenlemeyle, “sanatçı, sanatkâr, sanatçı öğretmenler ile Devlet sanatçılarının” emeklilik yönünden Teknik Hizmetler Sınıfında yer alan mühendisler için öngörülen ek göstergeden (1. derece için 3600) yararlanmalarının öngörüldüğü; diğer taraftan, 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Kuruluşu Hakkında Kanun’un 4. maddesinde, sözleşmeli olarak istihdam edilen personelin “sanatkâr memur”, “uygulatıcı uzman memur” ve “uzman memur” şeklinde üçlü bir gruplandırmaya tabi tutulduğu, anılan maddenin (a) bendinde de “sanatkâr memur” kapsamına giren unvanların sayma yoluyla belirlendiği dikkate alındığında; Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünde sadece 1309 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendinde sayılan unvanlara sahip olanların “sanatçı/sanatkâr” olarak kabul edilmesi gerektiği; buna göre, 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 16. maddesiyle, “sanatçı, sanatkâr, sanatçı öğretmen ile Devlet sanatçısı” olarak istihdam edilen sözleşmeli personelin, Teknik Hizmetler Sınıfında yer alan mühendisler için öngörülen ek göstergeden yararlanabileceği, bu görev unvanlarını haiz olmayan “uygulatıcı uzman memur” ve “uzman memur” statüsündeki sözleşmeli personelin ise, anılan ek göstergeden yararlanmalarının mümkün bulunmadığı; nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/12/2019 tarih ve E:2018/2063, K:2019/6850 sayılı kararının da bu yönde olduğu; bu durumda, davalı idarede 1309 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (c) bendi kapsamında uzman memur statüsünde “sahne uzmanı” olarak görev yapan ve “sanatçı, sanatkâr, sanatçı öğretmen ile Devlet sanatçısı” statüsünde olmayan davacının, 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 16. maddesi uyarınca Teknik Hizmetler Sınıfında yer alan mühendislere uygulanan ek göstergeden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1309 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre, Devlet Opera ve Balesinde görev yapan uzman memurların, emeklilik yönünden sanatkârların sahip olduğu haklardan yararlandırılması gerektiği; bu kapsamda emekli keseneğine esas ek göstergesinin sanatkâr memurlarda olduğu gibi, 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 16. maddesinin son fıkrasına göre belirlenmesi gerektiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 16. maddesinin son fıkrasındaki düzenlemenin sanatçılara yönelik olup, uzman memurlar ile uygulatıcı uzman memurları kapsamadığı; uzman memur olan ve 1309 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendi kapsamında sanatçı grubunda yer almayan davacının, 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 16. maddesinin son fıkrasındaki düzenlemeye göre mühendislere uygulanan ek göstergeden yararlanmasının mümkün olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.