YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8949
KARAR NO : 2015/14072
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ : ŞİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/03/2013
NUMARASI : 2010/342-2013/109
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesi ile; davaya konu taşınmazın ½ payını davalıdan satın aldığını, taşınmazı turizm alanında faaliyet gösterebilecek konuma getirmek için harcamalar yaptığını, yapılan giderlere katılmayan davalının sebepsiz zenginleştiğini, delil tespiti yaptırdığını, fazlaya ilişkin hakların saklı olduğunu ileri sürerek, 10.000.00.- TL nin tespitin yapıldığı 28/04/2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını, masrafların ortak yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, 10.000.00.- TL nin 28/04/2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; mahkemece yapılan keşfe katılan bilirkişiler raporlarında diğer masrafların yanısıra Belediye tarafından yıkıldığı anlaşılan kafeterya,… gibi yapıların da değerini hesaplamışlar, anılan bu rapor hükme dayanak yapılmıştır. Mahkemece taşınmaz üzerine yapılan bu yapıların yıkılma nedeni, kaçak olup olmadığı, ekonomik değer taşıyıp taşımadığı araştırılmadan hüküm oluşturulmuştur.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 13. maddesinde ;
Hazineye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dahilindeki taşınmazlar, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni olmadan, gerçek ve tüzel kişilere satılamaz, hibe edilemez.
Düzenlemesi bulunmaktadır.
Delil tespiti talep edilen 28/04/2005 tarihli dilekçede ise; İstanbul 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 17/11/1995 tarih ve 3919 sayılı kararı ile “söz konusu yerin kamunun elinden şahsın eline geçmesi sırasında Kültür Bakanlığının izninin alınması gerekeceği”nin beyan edildiği, bu beyan üzerine tespite konu yerde yapılan bütün yapıların Şile Belediye Başkanlığı tarafından yıkıldığı belirtilmiş , ancak mahkeme tarafından bu konuda bir araştırma yapılmamıştır .
3194 sayılı İmar Kanununa göre; her türlü bina yapımı, yerel idarelerden izin alınmasına bağlıdır. Hukuk Genel Kurulunun 17.11.1999 gün ve Esas: 1999/15-653, Karar:1999/965; 04.04.2001 gün ve esas:2001/15-305, karar:2001/336 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; İmar Kanunu kamu düzeni ile ilgili olup, emredici hükümler taşıdığından, mahkemelerce re’sen gözönünde bulundurulmalıdır. İmar Kanununa aykırı yapılan her türlü inşaatın yıkılması gerekeceğinden, yaratılan değerlerin hukuken korunması söz konusu olamayacağı gibi; kanuna aykırılık devam ettiği sürece, bu nitelikteki bir binadan dolayı, hangi hukuksal nedene dayalı olursa olsun, hak talebinde de bulunulamaz. Bu nedenle, somut olayda, kaçak inşaatın bulunup bulunmadığının varsa ruhsata bağlanmasının hukuken mümkün olup, olmadığının da ayrıca araştırılıp, saptanması zorunludur.
Nitekim, HGK 2009/15-178 E.- 242 K.sayılı ve 2009/13-208 E.- 230 K.sayılı ve 03/06/2009 tarihli kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Mahkemece; eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenlerine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.