YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6288
KARAR NO : 2015/14051
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ : BURSA 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2015
NUMARASI : 2014/198-2015/66
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı asil tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde, davacı T. Ç.’ın, davalının oğlu olduğunu, müvekkili T. Ç.’ın annesi ve kız kardeşi ile birlikte yaşadığını, müvekkilinin bakıma muhtaç olup özürlü olduğunu, davalının davacı oğluna maddi katkıda bulunmadığını bu nedenle müvekkili lehine 1.000,00 TL yardım nafakasının davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, davacının özrünün bulunmadığını bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren davacı lehine 600,00 TL yardım nafakasının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; yardım nafakası istemine ilişkindir.
Vesayet altında bulunan kişiler (küçükler veya kısıtlılar) vasileri tarafından temsil edilirler.(TMK 448. md.)
743 sayılı TMK 405/8 maddesi, sulh hukuk mahkemesinin iznine tabi tutulduğu işler arasında (derhal alınması gereken geçici tedbirler müstesna olmak üzere) husumeti de saymış; böylece gerek vesayet altındaki kişi adına vasi tarafından dava açılabilmesini ve gerekse kendilerine karşı açılmış bir davada vasi tarafından temsil edilebilmelerini vasinin sulh mahkemelerinden izin alması koşuluna bağlamıştır. 4721 sayılı TMK nun 461/8.maddesi de, vasinin vesayeti altındaki kişi adına dava açabilmesini vesayet makamının iznine tabi kılmış; öncekinden farklı olarak, vesayet altındakine karşı açılmış olan davalar yönünden bu izin koşulunu kaldırmıştır.
Anılan her iki kanuna göre de, konusu ve türü ne olursa olsun vasinin,vesayeti altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesi, her halükarda bu konuda izin almış olması koşuluna bağlıdır. Bu koşul vesayet altındakinin çıkarlarını korumak amacına yönelik olup, o konudaki hukuksal düzenlemeler çerçevesinde kazanılması şansı bulunmayan bir davanın açılmasını ve böylece vesayet altındaki kişinin böylesi bir dava nedeniyle zarara uğramasını engellemek için öngörülmüştür.
Dolayısıyla bu konu kamu düzenine ilişkindir ve bu nedenle de, herhangi bir dava da vasinin bu yönde izin almış olup olmadığı hususu, mahkemece ve Yargıtay’ca resen gözetilmelidir. Vasinin izin almaksızın dava açması durumunda, mahkemece, vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere uygun bir süre verilmesi gerekir, bu husus yerine getirilmeden yargılama yapılarak davanın sonuçlandırılması kanuna aykırıdır. Bu ise, Yargıtay’ın temyiz incelemesi sırasında resen dikkate alınması gerekir.(HGK 2005/21-195 E. 2005/209 K. 30.03.2005 gün)
Somut olayda ise; Dava 06.03.2014 tarihinde açılmış, yargılama devam ederken vasi, 02.12.2014 tarihli dilekçe ile davacıya vasi tayin edildiğine dair kararı ibraz etmiştir. Ne var ki, dava tarihinde yürürlükte bulunan 4721 sayılı TMK’nun 448. maddesi uyarınca, vesayet makamından izin aldığına dair bir ilam dosyaya sunulmamıştır.
Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş; vasiye bu davayı takip etmesi konusunda vesayet makamından izin alması ve buna ilişkin ilamı dosyaya sunması için mehil verilmeli; izin alındığına dair ilam sunulduğu takdirde davaya devamla esas hakkında hüküm kurulması aksi takdirde, davanın bu nedenle reddine karar verilmelidir.
Mahkemece, kamu düzenine ilişkin bu husus gözardı edilerek, yazılı şekilde esas hakkında karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.