YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11686
KARAR NO : 2015/14027
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ : SİVAS 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/06/2014
NUMARASI : 2012/491-2014/302
Taraflar arasındaki ziynet ve çeyiz eşyasının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacıya ait ziynet ve çeyiz eşyalarının davalıda kaldığını, iade edilmediğini belirterek, (ziynetleri ayrıntılı olarak sayarak) aynen iadesine mümkün değilse dava tarihi itibari ile bedelleri olan 6.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde; talep ettiği bedeli 11.06.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile 11.762 ,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davacı taraf, 31.03.2014 tarihli 2.ıslah dilekçesi ile talebini 2.455 TL daha artırarak 14.217,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “Davacı vekilinin 1. Islah dilekçesinin kabulü ile ıslah ettiği davanın kabulüne, 16/05/2013 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 6 Adet 22 Ayar bilezik ortalama 20 gramdan bedeli 10.656.00 TL, 4 adet 4’er gram altın yüzük bedeli 884,96 TL, 1 adet altın 14 ayar 4 gram altın küpe bedeli 221,24 TL belirtilen ziynet eşyalarının davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı taktirde bu eşyaların toplam bedeli olan 11,762,20 TL’nin tahsil edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacı vekilinin 2. Islah dilekçesinin HMK 176. maddesine göre usülen kabul edilmediğinden buna yönelik talebin reddine” karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın red edilen miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 9. maddesinden sonra gelmek üzere “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım bakımından AAÜT’ne göre hesap edilen 1.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.