YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6030
KARAR NO : 2015/9155
KARAR TARİHİ : 21.05.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/09/2013
NUMARASI : 2010/122-2013/798
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, asıl dava dilekçesinde; 05/09/2009 tarihinde davalı şirketten telefon satın aldığını, arızası nedeni ile firmaya durumunu bildirdiğini, firma yetkilisinin kendisine telefonun değişeceğinin söylemelerine rağmen, telefonun değiştirmediğini ileri sürerek, bozuk olan telefonun yenisi ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı, birleşen dava dilekçesinde ise; cep telefonunun ayıplı olması nedeni ile ayıplı mal bedelinin iadesini ve kampanyalı konuşma hakkının tekrar açılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı … İletişim Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Diğer davalı … Telekominikasyon A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu cep telefonunun üretimi, montajı ile müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, hattın iptal edilmesinin sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
HMK 266. hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
./..
Somut olaya gelince; mahkemece yargılama sırasında bilgisine başvurulan “emekli PTT Merkez Müdürü Muhasebeci” bilirkişi tarafından düzenlenin bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Rapor düzenleyen bilirkişinin telefon aboneliğinden kaynaklanan dava konusunda uzman olmadığı bu nedenle bilirkişi olarak dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. Asıl ve birleşen davalara konu talepin, konusunda uzman bilirkişi tarafından denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece; dava dosyasının telefon aboneliğinden kaynaklanan dava konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek, davacı tarafın talepleri hususunda denetime elverişli bir şekilde rapor düzenletilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan yetersiz rapor doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.