Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/6032 E. 2015/9179 K. 21.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6032
KARAR NO : 2015/9179
KARAR TARİHİ : 21.05.2015

MAHKEMESİ : ANTALYA 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/09/2013
NUMARASI : 2013/508-2013/167

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görev yönünden usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davalının … ilçesi- … mevkindeki 7 parsel sayılı taşınmazın alım satımı konusunda anlaştıklarını, satış bedeli olarak, davacı tarafından davalıya 06.04.2007 ödeme tarihli 100.000 TL, 06.05.2007 ödeme tarihli 100.000 TL, 06.06.2007 ödeme tarihli 80.000 TL bedelli senetler verildiği ve vadelerinde senet bedellerinin ödendiği senet arkalarına da bedellerinin tahsil edildiğine ve senedin iade edildiğine dair davalı imzası alındığı, davalı tarafın edimini yerine getirmediğini, tahsil edilen paranın da iade edilmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek, davalının takibe itirazının iptali ve inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, yargılamaya katılmamış, cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece; davanın temelini oluşturan bonoların Türk Ticaret Kanununda düzenlenen kıymetli evrak niteliğindeki belgelerden olup, davacının bonolarda borçlu sıfatıyla imzası bulunduğu, uyuşmazlığın çözümünde bononun hukuki niteliğinin ve geçerliliğinin tartışılmasının zorunlu olduğu, TTK.’nun 4/a maddesi gereğince TTK’da düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının da ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5/1 ve 5/3 maddeleri de gözetildiğinde Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.
Dava, taraflar arasında harici satış sözleşmesine konu taşınmazın satışı için davalıya ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık, bu tür davalara hangi mahkemenin bakacağı hususundadır.
./..
Hangi davaların ticari dava olduğu 6102 sayılı TTK’nun 4. maddesinde sayılmıştır. Bundan başka, özel kanunlarda bazı davalar ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir. (TTK m.5). Bu hükümlerde sayılan ticari davalar mutlak ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılır.
6102 sayılı TTK’nun 4. maddesi gereğince; bir davanın ticari dava olması için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekir.
Somut olayda; kıymetli evraktan kaynaklanan bir talep mevcut olmayıp, davacı tarafından harici taşınmaz satışı nedeniyle davalıya verilen, daha sonra vadelerinde ödenerek geri alındığı iddia edilen senetler sözkonusu olup, davalı tarafından edimin yerine getirilmemesi ve taşınmaz satışına ilişkin ödenen bedelin davacıya iade edilmemesi üzerine, ödenen bedelin davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız takibe itirazın iptaline ilişkindir. Bu durumda, davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
Hal böyle olunca mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilip, tüm deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.