YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19687
KARAR NO : 2015/15747
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2012
NUMARASI : 2011/1917-2012/867
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ………. . Hukuk Müşavirliğinde sözleşmeli Avukat olarak çalışırken, adına faiz hariç sehven 3.207,48-TL yersiz ek ödeme tahakkuk ettirildiğini, davalının itiraz ettiğini, hazine zararının tahsili için dava açılmasının zorunlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 3.207,48-TL hazine zararının zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı dilekçesinde; fazla ödenen maaş farklarının geri verilmesine ilişkin talebin, tebliğ hükümlerine göre 1 yıl içinde ilgilinin hesabına borç kaydedilerek tahsil edileceğini, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın idari yargıya tabi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporuna istinaden davalıya herhangi bir ödemeden yararlanamayacağının kararlaştırılmış olmasına rağmen yersiz ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 3.207,48 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından faiz başlangıcı yönünden temyiz edilmiştir.
Somut olayda; ……….Genel Müdürlüğü tarafından davalıya yönelik fazla ödenen dava konusu ek ödemeye ilişkin borç bildirim ve tebliğ belgesi oluşturulduğu, tebliğ tarihinden itibaren 1 ay ödeme süresi verildiği, davalı tarafından “faiz tahakkuku yasal değildir, ayrıntılı tablo şeklinde borç aslı ve faizi bildirilmediği için itiraz ediyorum.” beyanıyla belgenin imzalanarak 21/05/2009 tarihinde tebellüğ edildiği, böylelikle davalının 1 ay ödeme süresinin sonunda 21/06/2009 tarihinde temerrüte düştüğü, faiz başlangıcının
21/06/2009 olması gerekirken dava tarihinden itibaren faiz başlatılmasına karar verilmesi doğru değilse de; bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün birinci maddesindeki “dava tarihinden itibaren” ifadesinin hükümden çıkartılması, yerine “21/06/2009 tarihinden itibaren” yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.