YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20660
KARAR NO : 2015/18987
KARAR TARİHİ : 22.12.2015
T.C.
YARGITAY
18. Hukuk Dairesi
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Çaykara Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/09/2015
NUMARASI : 2015/21-2015/233
Dava dilekçesinde, davacıların babası M.. E..’ın kısıtlanması ve vasi atanması talep edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kısıtlı ve vasi adayı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların babası M.. E..’ın akıl hastası olduğundan ve mallarını iyi idare edemediğinden bahisle Türk Medeni Kanunu’nun 405 ve 406. maddeleri uyarınca kısıtlanmasını istemiş, mahkemece Karadeniz Teknik Üniversitesi Hastanesi’nin 08.06.2015 tarihli raporu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 405/1.maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı; 409/2.maddesinde ise; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceği, hakimin karar vermeden önce, kurul raporunu gözönünde tutarak kısıtlanması istenilen kişiyi dinleyebileceği hükme bağlamıştır. Somut olayda, akıl hastalığı nedeniyle vasi tayini istemi üzerine mahkemece Karadeniz Teknik Üniversitesi Hastanesi’nden aldırılan 08.06.2015 tarihli raporda; M.. E..’da saptanan demans hastalığı nedeniyle yaşamını tek başına normal standartlarda sürdürmesinin mümkün ve kendi işlerini görecek güce sahip olmadığı, korunması ve bakımı için sürekli yardım gerektiğinin belirtildiği, ancak kendisine vasi tayini gerekip gerekmediği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 405.maddesine göre, kısıtlama kararı verilebilmesi için alınacak raporda kısıtlı adayının kısıtlanıp vesayet altına alınmasının zorunlu olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğinden, mahkemece açıkça bu hususu içermeyen yetersiz rapor esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Karşılaştırıldı NE.