YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19413
KARAR NO : 2015/39331
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ : … 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmedilen cezaların sürelerine göre sanık … savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
…. Bölge Devlet Hastanesi Baştabipliği’nin 31.03.2010 tarihli raporu ile zeka geriliği olan ve kendini savunamayacak şekilde olan mağdur ….’ın, Sadık ile 14 yıldan beri evli olduğu, …’ın 6- 7 yıl önce sanık … ile yaşamaya başladığı, daha sonra ayrıldıkları, 02/06/2002 günü sanığın mağdurenin evine gelerek annesinin hasta olduğunu ve şuan …’da hastanede tedavisinin yapıldığını söylediği, mağdurenin de buna inanarak sanık … ile birlikte, kapının önünde bekleyen araçla tanık … tarafından sanık ve mağdurenin el ele tutuşmuş bir vaziyette giderken görüldüğü, sanığın mağdureyi …’da ikametine getirdiği ve burada bir hafta kaldığı, bu süre zarfında herhangi bir kötü muamele görmediği, mağdurenin kayınvalidesi…..’ın kolluktaki ilk beyanında; mağdurenin gitmesinden iki gün sonra sanığın evini telefonla aradığını, kızı … ile konuştuğunu, mağdurenin …’da yanında olduğunu gelip almasını söylemesi üzerine, onun da gidip, aldığını anlatmasına rağmen;
Talimatla alınan beyanında ise, sanığın evini aradığını, mağdurenin yanında olduğunu söylediğini, kimin ile konuştuğunu hatırlamadığını ifade ettiği,
Tanık …’ın kolluktaki ilk beyanında; ….’ın kardeşi olduğunu, mağdurenin sanık tarafından …’a annesinin hasta olduğu söylenerek götürülmesi üzerine, sanığı cep telefonu ile arayıp, parkta buluştuklarını, sanığın kendisinden 1.500 TL para istemesi üzerine, bu parayı temin ettikten sonra tekrar aynı yerde buluştuğunu, parayı verdikten sonra mağduru teslim aldığını söylediği halde, talimatla alınan beyanında ise, sanığın “mağdurenin eşi olan ….’ın kendi arkadaşı olan ve beraber çalıştığı bir bayanı kaçırdığını, bu sebeple maddi zararının olduğunu, karşılaması gerektiğini” söyleyerek 1.500 TL parayı istediğini beyan ettiği, mağdurenin kardeşi olan …’in kolluktaki ilk beyanında; özetle kız kardeşi …’ın sanık tarafından …’a neden götürüldüğünü bilmediğini ifade etmesine karşın, talimatla alınan beyanında ise; sanığın eniştesi olan …’a haber gönderip, “beni kandırdın boşadın, bu nedenle 1 milyar para göndermezsen eşini göndermeyeceğim” dediğini, daha sonra bu paranın verildiğini duyduğunu ifade etmesi karşısında;
765 sayılı TCK’nun 179. maddesinde hürriyeti kısıtlama suçu, bir kimsenin gayri meşru surette hareket serbestisinin kısıtlanması ile oluşurken,
765 sayılı TCK’nun 499. maddesinde anlamını bulan adam kaldırma suçu, “para, eşya ve hukukça hükme havi bir senedi almak için bir kişinin hapsedilmesi, tenha bir mahale götürülmesi suretiyle hürriyetin kısıtlanması ile oluşur. Bu suçun özellikli öğesi faildeki saik oluşturur. Suçun tamamlanması için failin elde etmek istediği şeyi ele geçirmesi gerekmemektedir.
Sanık eyleme belirli sonuca (amaca) yönelik olarak başlayabilir. Sonradan sanık amacını değiştirir ve başka bir sonucu gerçekleştirmeye koyulabilir. Sanık bu halde yöneldiği son kastının ortaya çıkardığı sorumlu olacağı bir muhakkaktır.
Yukarıda açıklanan gerçekleşme biçimi üzerinde; sanığın, mağdur …’ın ikametine gelip ardından birlikte evden çıktıkları, tanık….in bu durumu gördüğü, sanık…. (…, mağdur …’ı …’a götürdükten iki gün sonra da mağdurun kayınvalidesi tanık….’ın evini telefon ile arayıp, mağdurun yanında olduğunu gelip almalarını belirttiği, tanık …’ın mağdure …’ı almak üzere …’a gittiği ve sanığı cep telefonundan buluşmak üzere aradığı yönü taraflar arasında tartışmasızdır.
Ancak;
Sanığın mağdurenin kayınvalidesi tanık…nın evini telefon ile aradığında mağdurun yanında olduğunu, gelip almalarını, …’nın kızı Halime’ye bildirip bildirmediği ile tanık..’ın …’dan, …’a gidip sanık ile görüşünce mağdure …’ın evde olup 1.500 TL ödenirse getireceğini belirtmesi ile tanık Ferman’ın istenilen parayı bir saat içinde bulup sanığa ödeme yapması sonucunda sanık tarafından tutulan mağdurenin teslim edilip edilmediği hususları ise taraflar arasında görüş ayrılığını oluşturmakta bu da sanığın kastının belirlenmesinde duraksamaya neden olmaktadır.
Hal böyle olunca;
1)Sanık ile telefon görüşmesini yaptığı açıklanan tanık….’ın kızı Halime’nin açık kimliği saptanıp, konu hakkında ayrıntılı beyanı alınıp,
2) Başka bir yerden …’a mağdure …’ı almaya gelen….’ın kendinden talep edilen parayı bir saat kadar kısa bir süre içinde kimden ve/veya nereden temin ettiği sorulup, gereğinde resen de araştırma yapılıp,
3)….’ın, sanık …’nin ..’daki evinde kalışının TCK’nun 499. maddesinde anlamını bulan hapsetme durumunun da olup, olmadığı duraksamasız saptanıp sonucuna göre delillerin bir bütün halinde takdiri gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilip, yargılamaya devamla yazılı şekilde suçun hukuki vasfının tayini
Bozmayı gerektirmiş, sanık …. savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.