YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/593
KARAR NO : 2015/13298
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/190206
Mahkemesi : Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 20/03/2014
Numarası : 2013/2 – 2014/135
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmaya göre, tazminat talebinin dayanağını oluşturan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2010 tarih, 2000/100 esas, 2010/169 sayılı kararında davacı (sanık) hakkında terör örgütü üyesi olmak suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/3 ve 104. maddelerinde belirtilen olağanüstü zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesi ile ortadan kaldırılmasına karar verilerek hükmün davacı (sanık) yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu ve bu kapsamda tutuklama işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesi kapsamında belirtilen tazminat isteme koşullarının davacı yönünden oluşmadığının anlaşılması karşısında, her ne kadar davacının bu dosyada tutuklu olarak geçirmiş olduğu süre, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2010 tarih, 2009/221 esas, 2010/417 karar sayılı ceza dava dosyasında almış olduğu mahkumiyetine mahsup ettirilerek ilgili dosyada tutuklu kalınan süre de nazara alınarak davacının (sanığın) belirlenen şartla tahliye tarihinden itibaren haksız şekilde tutuklu kaldığı belirtilerek tazminat talebinde bulunulmuş ise de, davacının İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2010 tarih, 2000/100 esas, 2010/169 karar sayılı ceza dava dosyasında tutuklu kaldığı süresi yönünden uygulanması gereken 466 sayılı Kanun’a göre tazminat talep etme hakkının bulunmadığı ve tazminat talebinin dayanağı olarak gösterilen İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2010 tarih, 2009/221 esas, 2010/417 karar sayılı ceza dava dosyasında da davacı (sanık) hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet hükmünün kesinleştiği ve bu dosyada tutuklu kalınan sürenin de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesi gereğince hükümlülüğe esas olmak üzere mahsubuna karar verilmekle birlikte kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmiş olan sürenin bu yönüyle tazminata konu edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacı lehine tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı lehine tazminata hükmedilmesi,
2-Kabule göre de;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
İsabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.