Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/19793 E. 2015/15899 K. 15.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19793
KARAR NO : 2015/15899
KARAR TARİHİ : 15.10.2015

MAHKEMESİ : DENİZLİ 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/06/2014
NUMARASI : 2013/294-2014/167

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı şirkete ait otobüsün tamiratının müvekkili tarafından yapıldığını, tamir bedeline karşılık 15/11/2011 tarihli KDV dahil 2.017,80-TL’lik faturanın müvekkilince tanzim edildiğini, fatura bedeli ödenmeyince Denizli 2. İcra Müdürlüğünün 2013/1274 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip yapıldığını, ancak davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile, Denizli 2. İcra Müdürlüğünün 2013/1274 esas sayılı takip dosyasında, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin 2.017,80-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalının icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince, İcra İflas Kanunu’nun 67.maddesine göre, itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp, alacağın da likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamanın gerekmemesi zorunludur. Dava konusu alağın likid olmadığı, miktarının ancak yargılama sonucunda belirleneceği, likit olmayan alacaklar için başlatılan icra takiplerine itiraz edilmesi halinde açılacak itirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği dikkate alınmaksızın davacı tarafın icra inkâr tazminatı isteminin de kabul edilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1’inci bendinin 2’inci fıkrasında yer alan cümlenin tamamının hüküm yerinden çıkartılarak, yerine “Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” sözlerinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.