YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1119
KARAR NO : 2015/41085
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
Tebliğname No : 6 – 2011/78166
MAHKEMESİ : Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2009
NUMARASI : 2007/195 (E) ve 2009/236 (K)
SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Sanık H.. Ç.. hakkında yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp 5271 sayılı CMK’nun 231/12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olması ve aynı yasanın 264/1. maddesi uyarınca sanık ve savunmanı yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
II-) Sanık H.. Ç.. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ve arkadaşının, zorla araca bindirdikten sonra bıçakla tehdit ederek atılı suçu işlediklerinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 109/2 ve 109/3,a bentleri uyarınca da uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık H.. Ç.. savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
III-) Sanık A.. T.. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Yağma suçunun silahla ve birden fazla kişiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 149/1-a ve c maddesi yerine, aynı Yasanın 148/1. maddesiyle uygulama yapılması, sanık ve arkadaşının, zorla araca bindirdikten sonra bıçakla tehdit ederek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerinin anlaşılmasına göre de, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 109/2 ve 109/3,a bentleri uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı biçimde, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.. T.. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Yargılama giderlerinden olan 420 TL zorunlu müdafi ücretinin sanığa yüklenmesine” ilişkin bölüm çıkartılarak, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.