Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7643 E. 2015/4820 K. 07.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7643
KARAR NO : 2015/4820
KARAR TARİHİ : 07.04.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/12/2013
NUMARASI : 2012/581-2013/612

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2012/581-2013/612 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili ile davalılar vekili Adinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kararıyla müvekkili şirket ile dava dışı ’nin birleştirilmesi sonrasında şirket bünyesindeki bağlı ortaklık olan G.. A..’nin tüm hisselerinin davalı devredildiğini, hisse satış sözleşmesi uyarınca devreden aleyhine açılan davaların sonuçlarından davalı şirketlerin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, dava dışı tarafından haklarında dava açıldığını, dava nedeniyle 967.327,03 TL ödeme yaptıklarını ileri sürerek, anılan miktarın ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı husumet yöneltilemeyeceğini, zararın oluşmasına müvekkillerinin neden olmadığını, rücu davalarında icra giderlerinin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hisse devir sözleşmesinin 5/k maddesi uyarınca hisse satış sözleşmesinin imza tarihine kadar gerçekleştirilen her türlü işlemlerden doğacak bütün borçlardan davalıların sorumlu olduğu, anılan maddenin iptali için açılan davanın reddedildiği, davadan önce temerrüt gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 967.327,03 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davadan önce temerrüt gerçekleşmediği gerekçesiyle, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Oysa, davacı taraf 29.09.2010 ve 31.05.2012 tarihli ihtarnameler ile davalılardan talepte bulunduğunu, davadan önce temerrütün gerçekleştiğini ileri sürdüğü halde, anılan belgeler değerlendirilip tartışılmadan, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 49.558,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.