YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16505
KARAR NO : 2015/8786
KARAR TARİHİ : 18.05.2015
MAHKEMESİ : KOCAELİ 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2014
NUMARASI : 2013/737-2014/237
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile davacının davalıdan sözleşme ile taşınmaz satınaldığını, bedeli olan 90.000.00.- TL’yi ödediğini, taşınmazın davacı adına devrinin yapılmadığını ileri sürerek 90.000.00.- TL nin sözleşme tarihi olan 13/08/2010 dan itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 90,000 TL’nin 13.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
818 sayılı BKnun 101.maddesinde; “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ”Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer” şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir.
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir(TBK.’nun 117/son maddesi). Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
./..
Somut olayda; davacı tarafından, davalının, dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü, talep edilen faizin işlemeye başlayacağı tarihin de dava tarihi olması gerekir.
Temyiz olunan hükmün kanuna uymayan bölümü hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı taktirde (HUMK. 438/VII C.2) hükmü gereğince, faiz ile ilgili hususun düzeltilerek onanması gerekmektedir. (Prof. Dr. B.Kuru 23.baskı; İst 2012/sh. 646)
Bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK nun 370/2 maddesi anlamında “Hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından hükmün 2.fıkrasında yer alan; “13.08.2010 tarihinden itibaren” ifadesi çıkarılarak, yerine “dava tarihinden itibaren” ifadesinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 4.608.00 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 18.05.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.