Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/11984 E. 2015/18207 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11984
KARAR NO : 2015/18207
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

MAHKEMESİ : ÇAL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2014
NUMARASI : 2014/118-2014/292

Taraflar arasında birleştirilerek görülen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı – birleşen dosyada davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen 17.11.2015 duruşma günü için tebligat üzerine taraflar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, birlikte çalışmaları neticesinde edindikleri 20 xx 000 plaka sayılı araç, traktör ve kabini, saman makinesi ve römorku, tekerlekli tesfiye makinesi ve helezonun davalı adına tescil edildiğini, ortaklığın müvekkilinin evlenmesinden sonra doğan huzursuzluk nedeniyle sona erdiğini, ancak davalının birlikte edinilen mallardan müvekkilinin payına düşen bedeli ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 5.000 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile arasında bir ortaklık bulunduğunun doğru olduğunu, ancak ortaklığın sona ermesi üzerine ortaklığa ait bir kısım malların davacıda kaldığını savunmuş, birleşen davasında ise; birlikte edinilen traktör, saman makinesi, iki adet römork ve Yukarı Seyit mevkindeki taşınmazın davalı (asıl davada davacı) adına tescil edildiğini, yine birlikte edinilen bıçkı motoru ile 30 adet koyunun davalıda kaldığını, ancak kendi payına düşen bedeli davalının ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 7.000 TL nin faizi ile birlikte davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hüküm, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 07.04.2014 günlü ve 2014/2578 E. 5557 K. Sayılı ilamı ile;
(…Asıl ve birleşen dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, kardeş olan taraflar arasında kurulan adi ortaklığın eylemli olarak sona erdiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de takdirindedir. Uyuşmazlık, ortaklığın malvarlığına dahil unsurların, taraflar arasında ihtilaflı olmasından kaynaklanmaktadır.
Bilindiği üzere, adi ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu da, sona erme ile birlikte ortaklığın tasfiye aşamasına girmesidir. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geriye kalan meblağ da ortaklar arasında kar ve zararın paylaştırılması esasına göre dağıtılacaktır.
Adi ortaklığın tasfiyesinde ilk aşama, ortaklık malvarlığının paraya çevrilmesidir. Bu aşamada, ilk önce malvarlığının tümden ve parasal değeriyle tespiti gerekir. Ortaklık malvarlığına dahil unsurlar, ortaklar arasında ihtilaflı ise, bu ihtilaflı unsurların ortaklık malvarlığına dahil olup olmadığı, genel ispat ilkeleri dikkate alınarak çözülmeli ve böylece tasfiyeye tabi olacak ortaklık malvarlığı tespit edilmelidir(Doç. Dr. Oruç Hami Şener, Adi Ortaklık, Ankara 2008, sf. 509-511, 591-592).
Bu durumda, mahkemece; ortaklık malvarlığına dahil olup diğer tarafın elinde bulunduğu ileri sürülen unsurların, ortaklık malvarlığına dahil olup olmadığı genel ispat ilkeleri dikkate alınarak ön sorun (hadise) şeklinde incelenmeli ve ulaşılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…)
Gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bilirikişiden rapor alınmış ve taleple bağlı kalınarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı – birleşen dosyada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 614.80 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 17.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.