YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9658
KARAR NO : 2015/13900
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
MAHKEMESİ : AKÇAKALE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2014
NUMARASI : 2012/203-2014/212
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumun ticarethane abonesi olduğunu, kaçak elektrik kullandığı belirtilerek davalı tarafından kaçak elektrik tutanağı düzenlenip kaçak elektrik ve kaçak ek tahakkuk bedeli tahakkuk ettirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya toplam 85.478,89 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile davacının davalıya 85.478,89 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği 01.03.2003 tarihinde yürürlükten kaldırılmış ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olaya gelince, davalı görevlileri tarafından düzenlenen 15.09.2008 tarih 46331 seri numaralı kaçak tutanağında; davacının sayaçtan önce başka bir kablo bağlantısı yapmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı tespit edilip, toplam 45.845,60 TL kaçak ve kaçak ek tahakkuku yapılmıştır. 30.03.2012 tarih 77803 Seri numaralı kaçak tespit tutanağında ise; davacı şirkette, sayaca gelen gerilim uçlarını boşa çıkartarak, sayacın tüketim kaydetmesini engellenerek kaçak elektrik kullanıldığı açıklanarak, toplam 52.132,10 TL kaçak ve kaçak ek tahakkuku yapılmıştır. Mahkemece kaçak elektrik bedelinin hesaplanması amacıyla bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, dava konusu tutanak tarihlerinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre hesaplama yapılmamış, yürülükten kalmış olan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Davacının sorumlu tutulabileceği elektrik bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplanması gerekir. Bilirkişi raporu bu yönü ile yönetmeliğe uygun değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davalının davacı taraftan isteyebileceği bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı EPDK kararı hükümlerine göre ayrı ayrı hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.