Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/4882 E. 2015/11716 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4882
KARAR NO : 2015/11716
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2014
NUMARASI : 2014/147-2014/639

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacılar E.. E.., K.. B.., C.. U.. İ…, M.. İ.. ve N.. İ.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı/karşı davalılar M.. E.., M.. E.. A.. E.. vekili dilekçesi ile; davacıların muris M.. İ..’ün mirasçıları durumunda olduklarını, murisin Antalya 3.Noterliğinin 27.06.2003 tarih ve … yevmiye no.su ile düzenleme şeklinde vasiyetname yaptığını, vasiyetname uyarınca Antalya S…Mah. … Ada … parseldeki taşınmazların, 1 ve 7 nolu bağımsız bölümleri A.. E..’e,2 ve 6 nolu bağımsız bölümleri M.. E..’e, 8 nolu bağımsız bölümü kızı M.. E..’e; Antalya S… Mah. … Ada … parseldeki taşınmazlardan; 6-7 nolu bağımsız bölümleri kızı Mazlume’ye, 9 nolu bağımsız bölümü oğlu M… Fatih’e, 10 nolu bağımsız bölümü ve aynı yerdeki odunluk şeklindeki garajı da oğlu Adnan’a, diğer bazı bağımsız bölümleri de diğer çocuklarına vasiyet ettiğini iddia ederek vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacılar E.. E.., K.. B.., C.. U.. İyiöz vekili cevap ve harçlandırılmış karşı dava dilekçesi ile özetle; davacıların dava dilekçesinde bildirdikleri hususların gerçek olmadığını, muristen hile, kandırma ve zorlama ile vasiyetname aldıklarını, murisin sonradan vasiyetnameden döndüğünü, davacıların murisin zayıf anında Antalya 3.Noterliğin 27.06.2003 tarih 12081 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vasiyetnameyi aldıklarını iddia ederek asıl davanın reddi ile geçersiz vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, Antalya 2.Noterliğinin 12.04.2005 tarihli ve 7724 yevmiye no.lu vasiyetnameden rücu işleminin hukuk işlem ehliyetinin yokluğu sebebiyle iptaline, Antalya 3.Noterliğinin 27.06.2003 tarihli 12081 yevmiye no.lu düzenlenme şeklindeki vasiyetnamenin kısmen geçerli olduğuna ve tenfizine karar verilmiş, hüküm davalı/karşı davacılar E.. E.., K.. B.., C.. U.. İ…., M.. İ.. ve N.. İ.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 595.maddesi gereğince; mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslimi zorunlu olup, vasiyetname teslimden başlayarak bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur. Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar.
Vasiyetnamenin iptali davasında öncelikle dava konusu vasiyetnamenin açılıp açılmadığı araştırılarak vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihli şerhini içerir onaylı sureti getirtilerek, dosya içine konulması gerekir. Yine vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi (tenfizi) için de her şeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir.
Somut olayda ise; Antalya 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/351E sayılı dava dosyası ile Antalya 3.Noterliğince tanzim edilen 25.06.1984 tarihli vasiyetname, 09.01.1989 tarihli bu vasiyetnameden rücu senedi, yine aynı noterlikçe düzenlenmiş 27.06.2003 tarihli vasiyetname ile, Antalya 2.Noterliğince tanzim edilen, 12.04.2005 tarihli bu vasiyetnameden rücu senedi açılıp okunmuş ise de hüküm taraflara tebliğ edilmemiş olup bu hali ile henüz derdest dava hükmündedir.
O halde mahkemece; vasiyetnamenin açılması dosyasının kesinleşmesi bekletici mesele yapılarak, vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihli şerhini içerir onaylı sureti ilgili mahkemeden getirtildikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıdaki gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.