Danıştay Kararı 10. Daire 2021/1082 E. 2022/2021 K. 13.04.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/1082 E.  ,  2022/2021 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1082
Karar No : 2022/2021

DAVACI : …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / ANKARA
2- … Bakanlığı / ANKARA
3- … Bakanlığı / ANKARA

DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, Koronavirüs salgını süresince … Bakanlığı, … Bakanlığı ve … Bakanlığı tarafından çıkarılan, maske takma zorunluluğu, aşı uygulaması, sokağa çıkma yasağı, sosyal mesafe, HES kodu uygulaması, kamu hizmetlerinden engelleme ile ilgili dava dilekçesinde belirtilen bu yönde alınan düzenlemelerin, Kayseri İl Hıfzıssıhha Kurulunun dava dilekçesinde belirtilen kararlarının yürütmesinin durdurulması ve iptali ile uğranıldığı iddia edilen zararların karşılığı olarak 5.000,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. ve 5. maddelerine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanunun 15. maddesi uyarınca reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi gereğince anılan Kanun’un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemesi Başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği belirtilmiş; aynı Kanun’un 5. maddesinde de, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Koronavirüs salgını süresince Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan, maske takma zorunluluğu, aşı uygulaması, sokağa çıkma yasağı, sosyal mesafe, HES kodu uygulaması, kamu hizmetlerinden engelleme ile ilgili olarak dava dilekçesinde belirtilen bu yönde alınan düzenlemelerin, Kayseri İl Hıfzıssıhha Kurulunun dava dilekçesinde belirtilen kararlarının yürütmesinin durdurulması ve iptali ile uğradığı zararların karşılığı olarak 5.000,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava Dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesi Yönünden İncelenmesi:
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında düzenleyici işlemin belirli maddelerinin ve maddelerin belirli kısımlarının iptalinin istenebilmesi mümkün olup, dava dilekçesinde iptali istenilen maddelerin veya kısımların açıkça belirtilmesi ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafından çok sayıda düzenleyici işlemin tamamının iptalinin istenilmesine rağmen bu düzenlemelerin tamamının menfaatini nasıl etkilediğine yer verilmediği görülmektedir.
Bu haliyle; dava dilekçesinde, hangi düzenleyici işlemin hangi maddesi veya maddelerinin iptalinin istendiğinin, iptali istenen maddeler yönünden tek tek hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmesi ve davacının menfaatinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması suretiyle, dava açılması gerekmekte olup, iptal isteminin hangi kısımlara ilişkin olduğuna yönelik kuşkuya yer vermeyecek açıklamaların yapılmadığı görüldüğünden; dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, dava konusu edilen düzenleyici işlemlere karşı süresi içerisinde dava açılıp açılmadığının tespiti bakımından, iptali istenen düzenleyici işlemlerin uygulanması niteliğinde bir işlemin bulunup bulunmadığı, uygulama işlemi var ise, bu işlemin tarih ve sayısı ile tebliğ tarihinin belirtilmesi de gerekmektedir.
Dava Dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesi Yönünden İncelenmesi:
Davacı tarafından, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından yayınlanan düzenleyici işlemlere karşı aynı dilekçe ile görülen dava açılmıştır.
Dava konusu edilen düzenlemeler Koronavirüs salgını ile ilgili olmakla birlikte, bu düzenlemeler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı, dava konusu düzenlemelerin amaç ve kapsamlarının birbirinden farklılık arz ettiği dikkate alındığında, ayrı ayrı değerlendirilmeleri ve hukuka uygunluk denetimlerinin de ayrı ayrı yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, her idari işlem aleyhine ayrı dilekçe ile dava açılması gerekmektedir.
Öte yandan, Kayseri İl Hıfzıssıhha Kurulunun dava dilekçesinde belirtilen kararlarına karşı açılacak olan iptal davaları, ancak her bir kararın dayanağı olan düzenleyici işlem ile birlikte dava konusu edilmesi halinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülebilecektir. Bu nedenle, Kayseri İl Hıfzıssıhha Kurulu kararlarına karşı, dayanağı olan düzenleyici işlemle birlikte Danıştay’da veya tek başına idare mahkemelerinde dava açılması gerekmektedir.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesine de uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak yeniden düzenlenecek ayrı ayrı dilekçelerle, gerekli harç ve masrafları yatırmak suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, … TL yürütmenin durdurulması harcının ve artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, 13/04/2022 tarihinde oy birliğiyle, kesin olarak karar verildi.