YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16530
KARAR NO : 2015/9575
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
MAHKEMESİ : ALANYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/12/2013
NUMARASI : 2013/178-2013/594
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;Davacı ve davalının Kasım ayı başında bir araya geldiklerini, davalının, davacıya araç kiralama işi yaptığı için bir çok firma nezdinde indiriminin olduğunu, dilerse kendisine ucuza sıfır araç alabileceğini söylediğini, davacı ve davalının bu teklif üzerine .. .. .. Paket aracın 31.750,00-TL’ye alım satımı için anlaştıklarını, davacının, davalıya 2.000,00-TL nakit, geri kalanı ise havale yapmak suretiyle ödediğini, aradan zaman geçmesine rağmen aracın davacıya teslim edilmediğini, davalının aracın devrinin yasak olması sebebiyle veremeyeceğini, ancak parasını iade edeceğini söylediğini, davalının 6.000,00-TL ödeme yaptığını, bakiye kısım için ise hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, bundan dolayı davalı aleyhine Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/897 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine başlandığını, davalının süresi içerisinde takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya araç satmadığını, gönderilen paranın davacının, davalıya borcu sebebiyle gönderildiğini, araç almadan paranın peşin ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya elden ve banka havalesi ile borç para verdiğini, davalıya yapılan havalenin davacıya verilen borçlara karşılık borç ödemesi olarak yapılan bir havale olduğunu ifade ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme tarafından; davanın kabulüne, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/897 E.Sayılı takip dosyasına davalı M.. B..’in yaptığı itirazın iptaline, takibin 23.750,00-TL üzerinden kaldığı yerden devamına, takip tarihinden itibaren değişken oranda işleyecek ticari temerrüd faizinin uygulanmasına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazda bulunduğu kabul edilerek takip asıl alacağının %20’si oranında 4.750,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuştur.
./..
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/897 E sayılı dosyasına istinaden 23.08.2013 tarihinde davacı ile davalı arasında yapılan mutabakatname ile borcun 4.600 TL’lik kısmı için çek verildiğini, geri kalan kısmının da daha önceden nakten ödendiğini ve müvekkili tarafından verilen 03.09.2013 vade tarihli çekin de ödendiği zaman davacının hiçbir hak ve alacağının kalmayacağına dair ibra alındığını, bahsi geçen çekin 03.09.2013 tarihinde davacı tarafından tahsil edildiğini belirtmiş, temyiz dilekçesinin ekinde Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/897 E sayılı dosyası için 23.08.2013 tarihinde taraflar arasında yapılan mutabakatname ile borcun 4.600 TL’sine çek verildiği, geri kalan kısmının da daha önceden nakten ödendiği, borcun kapatıldığı, çek ödenmediği takdirde bu mutabakatin sona ereceğini belirtir iki tarafın imzasına havi, fotokopi belge sunulmuştur.
HMK.nun 115/1.maddesine göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştırır. Davanın hukuksal niteliği gereği, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belgenin varlığı bildirilmiş ise, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmelidir.
Davanın hukuksal niteliği gereği, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge verilmişse bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılarak karar verilmelidir. Henüz yargılama aşaması tamamlanmamış, böyle durumda borcu itfa eden belgenin veya dava şartının söz konusu olduğu hallerde dava sonuçlanıp kesinleşmemiş olmakla, ibraz edilen yazılı belgenin dikkate alınması gerekir. (HGK. 09.02.2011 gün, 2011/13-29-56)
O halde mahkemece, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde ibraz ettiği belge usulüne uygun olarak davacı tarafa sunulmalı, davacının bu belgeye ilişkin beyanları sorulmalı, bu ifadenin sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.