Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1006 E. , 2022/1924 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1006
Karar No : 2022/1924
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 12/10/2021 tarih ve E:2018/4076, K:2021/4745 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, oğlu …’nin ölümünün 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilerek kendisine vazife mallulüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Komisyonun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile tüm özlük (parasal) haklarının murisin vefat tarihi olan 09/10/2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; bakılan davada, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararında her ne kadar, güvenlik ve asayişin korunması amacıyla güvenlik güçlerince kendisine herhangi bir görev verilmediğinden bahisle 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmediğinden, nakdi tazminat talebi reddedilen davacı murisi … hakkında, 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağına karar verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan 09/10/2005 tarihli olay yeri inceleme raporunda bahsedilen, yapıştırılmış HPG amblemli kağıt üzerine yazılmış not bulunduğu, Jandarma Genel Komutanlığı Van Bölge Kriminal Laboratuvarı Amirliğinin ekspertiz raporu ekinde anılan notun fotokopisinin olduğu, not üzerinde “… denen bu kişi düşmana bilgi vererek gerillamızı öldürmeye teşebbüs etmiştir.” kaydının bulunduğu, dolayısıyla her ne kadar öldürüldüğü tarihte kendisine herhangi bir görev verilmediği belirtilmiş ise de, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile ilgili kişinin haber elemanı olarak nitelendirilmesi hususu da dikkate alındığında, ölümünün güvenlik güçlerine bölücü terör örgütü aleyhine haber elemanı olarak kullanılmış olmasından kaynaklanabileceği sonucuna varıldığından, davacının isteminin 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması suretiyle değerlendirilmesi gerektiğinden, 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 01/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 117. maddesinde düzenlenen beş yıllık süre içinde başvuru yapıldığı, mahkeme tarafından murisin vefat tarihinden itibaren özlük haklarına hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 5434 sayılı Kanun’un 117. maddesinde belirtilen beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınarak davacının 01/05/2009 tarihli başvurusundan geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan yani davacı murisinin 08/10/2015 tarihinde öldürülmesinden itibaren aylık tutarlarının ödenmesi gerektiğinden karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacının kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin12/10/2021 tarih ve E:2018/4076 K:2021/4745 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı murisi …’nin 08/10/2005 tarihinde Siirt ili, Eruh ilçesi, … köyü yakınlarında terör örgütü üyelerince ateşli silah ile öldürüldüğü, cesedi üzerinde örgüt mensuplarınca yazılmış ve HPG mührü ile mühürlenmiş bir not kağıdı ile ağzına sıkıştırılmış 1 YTL kağıt paranın bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacının, oğlunun ölümü nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca aylık bağlanması istemiyle 01/05/2009 tarihinde yaptığı başvuru, davalı idarece; güvenlik ve asayişin korunması amacıyla güvenlik güçlerince kendisine herhangi bir görev verilmediğinden bahisle, davacının murisinin vefat etmesine neden olan olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmediği gerekçesiyle 24/11/2014 tarihli işlemle reddedilmiştir.
Davacı tarafından, anılan işlemin iptali ve ile yoksun kalınan parasal hakların ölüm olayının gerçekleştiği tarih olan 08/10/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 117. maddesinde, ”Bu kanun gereğince çeşitli adlarla ödenecek paralardan; istihkak kesbedildiği tarihlerden itibaren beş yıl sonuna kadar alınmıyan veya yazı ile müracaat edilerek aranmıyanlar Sandık lehine zamanaşımına uğrar.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemine gelince;
Davacı tarafından, 01/05/2009 tarihli dilekçeyle 2330 sayılı Kanun uyarınca aylık bağlanması ve yoksun kalınan parasal hakların ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine, bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince davacıya anılan Kanun hükmü uyarınca aylık baglanması gerektiğinden aksi yöndeki işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün incelenmesinden, ilk defa aylığa hak kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra Sandığa başvurulması halinde en fazla geçmiş beş yıla ilişkin aylık tutarının ödeneceği, beş yılı aşan aylıklar tutarının Sandık lehine zamanaşımına uğrayacağı kuralına yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, 5434 sayılı Kanun’un 117. maddesinde belirtilen beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınarak davacının 01/05/2009 tarihli başvurusundan geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan aylık tutarlarının ödenmesi gerektiğinden, davacının aylık bağlanması talebinin, başvurudan geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan, murisin ölüm tarihinden itibaren kabulüne karar verilmesi gerekirken, başvuru tarihi olan 01/05/2009 tarihinden itibaren ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 01/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının idareye başvuru tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan (murisin ölüm tarihinden itibaren) aylık tutarlarının ödenmesi talebine ilişkin hüküm kurulmaması yönünden BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine 13/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.