Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/7227 E. 2015/13363 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7227
KARAR NO : 2015/13363
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname no : 4 – 2014/96712
Mahkemesi : İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 26/12/2013
Numarası :2010/190 – 2013/905
Suç :Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi Karantina bölümünde nöbetçi asistan doktor olan sanığın, 09.03.2006 günü saat 23.00 sıralarında göğüs ağrısı, halsizlik ve sol kolda uyuşma şikayeti ile acil servise müracaat eden 1963 doğumlu … kan tahlillerinin yapılmasını ve EKG’sinin çekilmesini istediği, 1 saat kadar sonra çıkan kan tahlilinde, istemesine rağmen CKP-MB değerlerinin çalışılmadığını fark etmeyip, troponin tahlili de istememesine rağmen, söz konusu tahlil değerlerinin ve EGK’nin normal olduğunu değerlendirerek, kas spazmı teşhisi koyduğu ve katılanın ısrarla tedavi istemesine, eşinin şikayetlerinin geçmediğini bildirmesine rağmen adı geçeni taburcu ettiği, evine götürülen … rahatsızlığının devam ettmesi ve katılanın beyanına göre; daha da kötüleşmesi üzerine bu sefer Özel Okmeydanı Hastanesine götürüldüğü ve ancak yapılan tüm müdahalale rağmen 10.03.2006 günü saat 02:30 itibariyle öldüğü olayın yargılaması sonunda sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de, 4483 sayılı Kanun gereği yapılan ön inceleme sırasında alınan ve “göğüs ağrısı, sol kolda uyuşma, genç erkek, hafif obez ve sigarayı yeni bırakmış, kardiak açıdan riskli bir hastanın doğrudan acil dahiliye polikliniğine alınmaması, derhal gözleme alınarak 4 saat gözlem altında tutulmaması, dahiliye uzmanı tarafından konsülte edilmemesi, EKG’sinin dahiliye uzmanı doktoru tarafından değerlendirilememesi, belli aralıklarla kardiak enzim ve EKG’sinin tekrarlanmaması, CKP-MB bakılmaması, troponin tahlili istenmemesi gibi hususların ciddi bir tıbbi eksiklik olduğunu” bildiren uzman raporu, akademisyen uzmanlar tarafından tanzim edilip, tazminat davasının görüldüğü mahkemeye sunulan ve “EKG’deki değişiklikleri ve istenen CKP-MB testinin çalışılmadığını fark etmemenin, risk grubundaki hastanın dahiliye uzmanı tarafından görülmesi için acil dahiliye polikliniğine sevk edilmemesinin tıbbi eksiklik olduğunu” bildiren 19.7.2010 tarihli rapor, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun “EKG’sinde değişiklikler olan kişiden dahiliye konstilasyonu istenmemesinin eksiklik olduğunu” bildiren 13.5.2009 tarihli raporu ve aynı mütaalayı içeren Yüksek Sağlık Şurası raporu nazara alınıp, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun “göğüs ağırısı olan kişide EKG’de T(tersleşmesi) ve ST(çökmesi) saptanmış olmakla birlikte zamanında otopsi yapılarak iç organlarda morfolojik değişimler araştırılmamış olduğundan kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının belirlenemediği”ne dair raporu değerlendirilerek, sanığın ihmali eylemi ile ölüm arasında uygun illiyet bağı kurulamasa bile görevinin gereklerini yerine getirmek hususunda ihmali bulunduğu gözetilerek TCK’nın 257/2. maddesi gereğince mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.