YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5985
KARAR NO : 2015/29147
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
Tehdit suçundan sanık ….’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1 ve 43/2. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, … Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2014 tarihli ve 2013/253 esas, 2014/256 sayılı kararının, … Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2015 gün ve 45911 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61/6. maddesindeki “Hapis cezasının süresi, gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün yirmidört saat, bir ay otuz gündür. Yıl resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası için bir Türk Lirasının arta kalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez” hükmüne göre, müddetlerin hesabında yılın resmi takvim yılı olarak belirlenmesi, hapis cezasının süresi artık yıl dahi olsa yılın 1 yıl olarak hesap edilmesi ve sanık hakkında hükmolunan temel ceza üzerinden artırım yapılması hâlinde cezasının yine ay hesabı ile belirlenmesi gerektiği; bu itibarla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. maddesi gereğince hükmedilen 9 ay hapis cezasında, aynı Kanun’un 43/1-2. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılması sonucunda, 13 ay 15 gün hapis cezası yerine 1 yıl 1 ay 15 gün olarak hesaplanmak suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.”denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan sanık …. hakkında yapılan yargılama sonucunda, … Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2014 tarihli kararıyla, 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen ve sanığa tebliğ edilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında hesap hatası yapılarak fazla ceza verildiği gerekçesiyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Tehdit suçundan kurulan hükümde hesap hatası yapılarak fazla ceza verilmesine dair hukuka aykırılığa ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Kanun yararına bozma kurumunda geçerli olan “istekle bağlılık kuralı” gereğince, sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61.maddesinde;
“ (1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 13.12.1939 tarih ve 1939/25-58 sayılı kararında; “Seneden aşağı olmak üzere hükmedilen cezaya içtima sebebiyle zam yapılmak icap ettiği takdirde hâsılı cezanın, seneyi tecavüz etse bile ay olarak ifade edilmesi ve bir sene veya daha fazla hükmedilecek cezalara yapılacak artırmada veya bu cezalardan yapılacak eksiltmede artırma ve eksiltme nisbetinin senenin aylara taksimi üzerinden tâyin ve tertip olunması ekseriyetle takarrür etmiştir.” şeklindeki gerekçeyle, bir yılın altında ay olarak belirlenen temel cezanın artırılması halinde, sonuç cezanın yılı aşsa bile ay üzerinden uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.
İncelenen dosyada; Sanık …. hakkında birden fazla mağduru ölümle tehdit suçundan, TCK’nın 106/1-1.(cümle) maddesi gereğince, “suçun işleniş biçimi, suçun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden” denilmek suretiyle 9 ay hapis cezası verilerek, aynı Kanun’un 43/2. maddesi ile 1/2 oranında artırım yapılıp, sanık hakkında sonuç olarak 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmiştir. Ancak yukarıda yer verilen içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, temel cezanın ay üzerinden belirlenmesi karşısında, sonuç cezanın da ay üzerinden uygulanmak suretiyle, sonuç olarak 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken, ay üzerinden belirlenen cezanın yıla tahvil edilerek sanığa fazla ceza verilmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- … Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2014 tarihli ve 2013/253 esas, 2014/256 sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca tehdit suçu yönünden BOZULMASINA,
2- Karardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrası uyarınca, sanığa tehdit suçundan TCK’nın 106/1-(1. cümle) ve 43/2. maddeleri uygulanarak verilen “1 yıl 1 ay 15 gün hapis” ibaresinin karardan ÇIKARILARAK, yerine “13 ay 15 gün hapis ” ibaresinin EKLENMESİNE,
3- İnfazın bu miktar üzerinden yapılmasına, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.