YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/268
KARAR NO : 2015/18089
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 27. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2014
NUMARASI : 2013/31-2014/170
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; müvekkili davacının, Ankara 2 nolu DGM 2003/39 Esas sayılı dosyasında verilen 28/06/2003 tarihli ara kararı ile 100.000.00 USD kefalet akçesi ile tahliye edildiğini, yargılamanın Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/29 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, 31/05/2013 tarihinde verilen ara kararı ile 100.000.00 USD kefalet akçesinin iadesine karar verildiğini; davacının hesabına, 100.000.00 USD kefalet akçesinin aynen veya paranın hesabına yatırıldığı 19/06/2013 tarihindeki USD Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden karşılığı olan 188.370.00.-TL olarak ödenmesi gerekir iken, davacı hesabına 142.171.70.-TL yatırıldığını; kefalet akçesinin, teslim alındığı 28/06/2003 tarihli kur üzerinden iade edildiğini ileri sürerek; bakiye 46.558.30.-TL alacağın, ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmada; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, 46.558.30.-TL’nin 31/05/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
818 sayılı BK’nun 101.maddesinde; “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBK’nun 117.maddesinde bu hüküm ”Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer” şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir.
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Somut olayda; davacı tarafından, davalının, dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü, talep edilen faizin işlemeye başlayacağı tarihin de dava tarihi olması gerekir.
Mahkemece, hükmedilen alacağa 31.05.2013 tarihinden geçerli faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir.
Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve “Hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından; hükmün 1.fıkrasında yeralan “iadesine karar verildiği tarih olan 31/05/2013 tarihinden” ifadesinin çıkarılarak, yerine “dava tarihinden” ifadesinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.