YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16074
KARAR NO : 2015/29635
KARAR TARİHİ : 21.05.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
A-)Sanığa yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK’nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının ise infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanık … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun ve sonuç olarak hak yoksunluklarına ilişkin paragrafın “Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet, kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar; diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve TCK’nın 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının ise infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı” biçiminde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-)Tehdit ve silahla tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediğine dair savunması, tehdit suçlarını gerçekleştirdiğine dair müştekinin beyanı dışında diğer müştekilerin beyanı dahil dosyada başkaca delil mevcut olmaması karşısında, sanığın atılı suçları işlediğinin hangi somut delillere dayandırıldığı açıkça belirtilmeden ve müştekinin anlatımının sanığın savunmasına neden üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın suç tarihinde ilk olarak elindeki bıçak ile ….’i “seni keseceğim” diye tehdit ettikten sonra aynı suç işleme kararının icrası kapsamında müştekinin peşinden eve giderek tekrar tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sanığın, mağdura yönelik tehdit eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında, kısa zaman aralıklarıyla gerçekleştirmesi nedeniyle TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekirken iki kez hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
b-Sanığa müşteki ..’a karşı gerçekleştirdiği kabul edilen ikinci tehdit eyleminden dolayı 106/1-1. cümleden hüküm kurulmasına rağmen, 106/2-a maddesi yazılmak suretiyle çelişki oluşturulması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.