Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/9598 E. 2015/29690 K. 22.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9598
KARAR NO : 2015/29690
KARAR TARİHİ : 22.05.2015

Tehdit suçundan sanık …’ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1 .cümle ve 62. maddeleri uyarınca 150 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın aynı Kanun’un 50/1-f maddesi gereğince 75 gün süre ile temizlik sektöründe kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek tedbirine çevrilmesine dair, … Sulh Ceza Mahkemesinin 12/06/2012 tarihli ve 2011/856 esas, 2012/708 karar sayılı kararının,.. Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2015 gün ve 105798 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1-f maddesinde “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.” hükmünün yer aldığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/1. maddesinde ise “Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır.” hükmüne yer verilerek, 2. fıkrasında da “Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. Bu listeler mahkemelere verilir. Mahkeme, bu listelerden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkına sahip olduğunu hatırlatır.” şeklinde düzenlemeye yer verilerek, seçenek yaptırım olarak kamu yararına bir işte çalıştırılmanın şartlarının belirlenmiş olması karşısında, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın yazılı biçimde seçenek yaptırıma çevrilmesinde,

2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/1. maddesinde “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.”, 58/3. maddesindeki “Tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, mükerrir bulunan sanık hakkında anılan Kanun’un 58/6. maddesinin uygulanacağının gözetilmemesinde,

3-Sanığın tehdit suçu sebebiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1 .cümle maddesi uyarınca alt sınır olarak 6 ay hapis cezasının öngörülmesine rağmen 180 gün hapis cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:

Tehdit suçundan sanık… hakkında yapılan yargılama sonucunda,.. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/06/2012 tarihli kararıyla, 150 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 50/1-f maddesi gereğince cezanın 75 gün süreyle temizlik iş kolunda çalıştırılma tedbirine çevrilmesine karar verildiği, yoklukta verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında seçenek yaptırıma karar verilirken iş kolunun belirtilmesi, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve temel cezanın hatalı belirlendiği gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

1-TCK’nın 50/1-f maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine karar verilirken, çalıştırılacak iş kolunun belirtilmesinin hukuka uygun olup olmadığı,
2- Koşulları oluşmasına karşın tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
3- Temel cezanın hatalı belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme:
a-Seçenek yaptırım hususunun incelenmesi;

Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, suç ve ceza politikası gereğince kanun koyucunun benimsediği bir cezalandırma ve infaz yöntemidir. Amacı; kişiye, işlediği suçun niteliği, cezasının azlığı ya da yaşı nedeniyle bir kısım özel imkânlar sunarak, ıslahı ve topluma kazandırılması açısından bir yandan sanığı, diğer yandan da mağduru ve toplumu korumaktır.

Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre cezanın kişiselleştirilmesidir. Hâkim, kısa süreli hapis cezasının, hapis cezası olarak infaz edilmesi yerine, cezayı kişiselleştirerek daha etkili, caydırıcı ve ıslah edici olduğu kanaati ile cezayı seçenek yaptırıma çevirmektedir.

5237 sayılı Yasanın 50. maddesinin 1. fıkrasında kısa süreli hapis cezası yerine uygulanabilecek seçenek yaptırımlar altı bent halinde düzenlenmiştir.

(f) bendindeki düzenleme; “Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya” çevrilebilir, şeklindedir.

“Kamuya yararlı işte çalıştırma” tedbirinin ne şekilde infaz edileceği; 5275 sayılı Kanun’un 105. maddesinde; “(1) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır.

(2) Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. Bu listeler mahkemelere verilir. Mahkeme, bu listelerden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkına sahip olduğunu hatırlatır.….” biçiminde düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 109. maddesinde ise; 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesine göre hükmedilen seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejimin tüzükte gösterileceği yazılıdır.

Anılan Tüzük 06.04.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Tüzüğün 51. maddesinin 6. fıkrası da İnfaz Kanunu’nun 105. maddesi ile aynı doğrultudadır.

İnceleme konusu somut olayda; sanığa tehdit suçundan hükmolunan 150 gün hapis cezası, mahkemece 75 gün süreyle temizlik işkolunda çalıştırılma tedbirine çevrilmiştir.

Kamuya yararlı iş kollarının tespiti ve ihtiyaç bulunan alanlara hükümlülerin orantılı bir şekilde dağıtılması, bölge, işkolları ve hükümlü sayısı gibi faktörlere göre detaylı bir planlamayı gerektirdiğinden, bu hususun Denetimli Serbestlik ve Yardım merkezleri Müdürlüklerinin organizasyonu ve infaz hakimliklerinin denetiminde belirlenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, İnfaz Kanunu’nun 105/2. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde çalıştırılacak iş kolunun gösterilmesi hukuka aykırıdır.

b-Temel cezanın belirlenmesindeki hukuka aykırılık;

TCK’nın 106/1. maddesinde “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Mahkemece sanığın sabit kabul edilen tehdit eylemi için TCK’nın 106/1. maddesi uyarınca temel cezanın, TCK’nın 61/6. maddesi uyarınca 6 ay hapis olarak belirlenmesi gerekirken, 180 gün hapis olarak uygulanması hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

c-Tekerrür hususunun incelenmesi;

Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 gün ve 57-74 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Tekerrür halinde hükmolunan ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceğinden ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olup aynı Kanun’un kamuya yararlı işte çalıştırılma tedbirinin infaz yöntemini gösteren 105. maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediğinden, kural olarak seçenek yaptırımların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilemeyeceği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

Ancak, TCK’nın 50/6. maddesine göre seçenek tedbirin gerekleri yerine getirilmediğinde, hükmü veren mahkemece tedbir hapis cezasına çevrilecek ve bu durumda TCK’nın 50/5. maddesi (Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.) hükmü uygulanmayacak, diğer bir deyişle ceza hapis cezası olarak kabul edilerek infaz edilecektir. Bu durumda koşulları oluştuğunda hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesinin önünde her hangi bir engel bulunmayacaktır.

İnceleme konusu somut olayda: sanığın adli sicil kaydında yer alan … Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/2009 tarihli ve 2009/167 esas, 2009/282 karar sayılı ilamının tekerrüre esas olmasına karşın, TCK’nın 50/6. maddesine göre seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edileceğinin belirtilmemesi hukuka aykırıdır.

IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- Tehdit suçundan sanık … hakkında, … … Sulh Ceza Mahkemesinin 12/06/2012 tarihli ve 2011/856 esas, 2012/708 sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca, (2 nolu) kanun yararına bozma istemi yönünden aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA,

2- (1 ve 3) nolu istem yönünden, anılan Kanun maddesinin 4/d fıkrası gereğince karardaki takdire ilişkin olmayan hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-f maddesinin uygulanmasına ilişkin parağrafında yer alan “75 gün hapis ibaresinin”, “2 ay 15 gün hapis” olarak DÜZELTİLMESİNE, aynı paragrafta yer alan “temizlik sektöründe” ibaresinin hükümden ÇIKARILMASINA, kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 22.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.