Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/25 E. 2015/13463 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25
KARAR NO : 2015/13463
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/167572
Mahkemesi : Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 15/10/2012
Numarası : 2011/250 – 2012/1170
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesi’nin 13/10/2012 tarih, 28440 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/18 Esas, 2012/53 sayılı kararı ile 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler değerlendirildiğinde; Yüksek Mahkemece “mülkiyet hakkı ihlali” iddiasının kabul edilmediği, ancak, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan “belirlilik ilkesi” ne göre, kişilerin maliki bulundukları taşınmazların korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu ya da sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmeleri gerektiği hususunun vurgulandığı, iptal hükmündeki gerekçeler doğrultusunda, 2863 sayılı Kanunun “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinin 6498 sayılı Kanun ile değiştirildiği, buna göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilmesi; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulması gerektiği; belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılacağı; 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin amacının ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, sanığın katılanlara ait olan Antalya İli, … İlçesi, … Sokak, …. İşhanında bulunan B Blok 3,5,7,11,12 ve C Blok 4,5,6,9,15 numaralı dükkanları 08/04/2010 tarihli kira sözleşmelerine istinaden kiraladığı, kira sözleşmelerinin hususi şartlar kısmının 7. maddesinde “kiracının mal sahibinin rızasını ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun iznini almadan dükkanların halihazır durumunu değiştiremeyeceğinin, projelerin Kurul tarafından kabul edilip edilmemesinden kiralayanın bir sorumluluğu bulunmadığının, bu durumda kiracının dükkanların vaziyetini ilk projesine uygun hale getirmek zorunda olduğunun” düzenlendiği, buna rağmen sanık tarafından, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 22/02/2008 tarihli ve 2233 sayılı kararı ile onaylı tadilat projesine aykırı uygulamalarda bulunulduğu, inşaat mühendisi ve arkeolog bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar ile projesine aykırı olarak yapılan giriş kapılarının sanık tarafından taşınmazların kiralanma tarihinden önce imal edildiklerinin, diğer izinsiz tüm uygulamaların ise kira sözleşmesinden sonra yapıldığının belirlendiği, tüm dosya kapsamından sanık tarafından suça konu taşınmazlarda Kurul izni olmadan onaylı projesine aykırı inşai ve fiziki müdahalelerde bulunulduğunun sabit olduğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suça konu Uzunçarşı İşhanı’nın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tesciline ilişkin karar veya kararlar getirtilip, inşaat, mimari ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde yeniden keşif yapılarak kültür varlığı sanık tarafından söz konusu işhanında yer alan dükkanlarda onaylı tadilat projesine aykırı olarak yapılan izinsiz uygulamalar neticesinde taşınmazın zarar görüp görmediği, özgün yapısının bozulup bozulmadığı belirlenerek, izinsiz imalatlar neticesinde kültür varlığının zarar gördüğünün, özgün dokusunun bozulduğunun tespiti durumunda 2863 sayılı Kanunun 65/1-1.cümlesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin, aksi durumda ise Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Antalya Valiliği bünyesinde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunması karşısında, taşınmazın bulunduğu yerin Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve/veya Antalya Valiliği bünyesinde kurulan koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında bulunup bulunmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 11.10.2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-2.cümle ve 65/4 maddeleri gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.