Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/18907 E. 2015/11676 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18907
KARAR NO : 2015/11676
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

MAHKEMESİ : ZONGULDAK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2014
NUMARASI : 2007/218-2014/612

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının gazetedeki araç ilanı için 29.12.2006 tarihinde davalı İ.. E.. adına 100 TL kapora gönderdiği, sonrasında davalı İ.. E.. ile Zonguldak’ta görüşerek …..plakalı aracın kontrollerini yaparak teslim ve satın aldığını, aracın satışının, davalı Terme Noteri H.. K.. tarafından düzenli 28.12.2006 tarihli satış yetkili vekaletnameye istinaden diğer davalı Zonguldak Noteri M.. Y.. tarafından düzenlenen 05.01.2007 tarihli sözleşme ile gerçekleştiğini, aracın satış bedeli olarak 20.000,00.TL nakit para ile kendisine ait …. plakalı aracını verdiğini, kendi aracında kalan şahsi eşyalarını almak için davalı İ.. E.. ile irtibata geçmek istemesine rağmen bağlantı kuramadığını, araç sahibi olan dava dışı Y… C…. isimli şahsın satış için vekalet vermediği, aracının Ordu’da bir galeride durduğunu söylemesi üzerine, dolandırıldığını anladığını belirterek 20.000 TL nakit para, davalı İ.. E..’ e teslim ettiği … plakalı aracın değeri olan 13.205 TL ile ticari taşımacılık için kullanmakta olduğu aracı kullanamaması nedeniyle oluşan problemler nedeniyle 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Zonguldak Noterliği’nde araç satışı için yapılan 540,86 TL masrafın davalı M.. Y..’den tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı H.. K.. vekili; davalı ve yardımcısının kusuru bulunmadığı, ibraz edilen belgelerin doğruluğunu inceleme yükümlülüğü bulunmadığı, davalı İ.. E..’in ağır kusurunun illiyet bağını kestiği, öte yandan davacının araç sahibi ile bizzat görüşmemekle müterafik kusuru bulunduğunu belirterek davanın raddini istemiştir.

Davalı M.. Y.. vekili; 28/12/2006 tarih ve …. yevmiye numaralı satış yetkili vekaletnamesinin içeriğinden ve ibraz edilen belgelerin doğruluğunun kontrolünden, Terme Noterliğinin sorumlu olduğunu, kendisinin kontrol yükümlülüğünün olmadığı, kaldı ki sahte belgeleri kontrol eden bir cihazın bulunmadığı, davalı açısından sebep sorumluluğunun unsurlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı İ.. E..’e yargılama aşamasında ulaşılamamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalı İ.. E..’e karşı açılan davanın reddine, 20.000 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın davalılar H.. K.. ve M.. Y..’den müteselsilen, 565,98.TL tazminatın davalı M.. Y..’den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalılar H.. K.. ve M.. Y.. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar H.. K.. ve M.. Y.. vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Manevi tazminat ise, manevi zararın giderim biçimidir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bu fiil ile kişilik hakkının ihlal edilmesi, ihlal fiilinin kişilik değerlerinde objektif bir eksilmeye sebep olması ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Manevi tazminat ile, kişinin, kişilik değerlerinde meydana gelen zarar giderilmeye çalışılmaktadır.
Yasalarımız, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişinin ve ailenin onur ve saygınlığına yönelik suçlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, nişan bozulması, evlenmenin feshi, babalığın benimsenmemesi, bedensel zarar ve öldürmedir.
Kişilik hakları, hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse; TMK’nın 24. ve BK’nın 49.maddesi (TBK 58. mad.) uyarınca manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken, saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında, tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Somut olayda; satışa konu….plakalı aracın dava dışı Y… C… adına kayıtlı olduğu, davacı tarafa davalı İ.. E.. tarafından satışı yapılarak teslim edilen aracın ise gerçekte …. plakalı davadışı A… K…’ya ait çalıntı araç olduğu, davalı İ.. E..’ in ise gerçekte polis memuru olup, bilgilerinin kullanıldığı, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı 2007/2053 Soruşturma numaralı dosyasında daimi arama kararı verildiği, olayda kullanılan sahte belgelerin ele geçirilememesi nedeniyle iğfal kabiliyeti, dolayısıyla üçüncü kişi kusuru belirlenememişse de davalılar M.. Y.. ve H.. K..’nin davacının maddi ve manevi zararından kusursuz sorumluluklarına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, davalı noterlerin kusursuz sorumlu oldukları, bir işin yapılmaması veya hatalı yahut eksik yapılmasına ilişkin işlemlerinin, bu işlemlerden zarar gören davacının sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak şekilde bir eylem niteliğinde olmadığı dolayısıyla, davacıya yönelik bir haksız fiilden de söz edilemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca, mahkemece; davacının, kişilik haklarının, hukuka aykırı olarak saldırıya uğraması söz konusu olmadığı, bu nedenle manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.