Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/2719 E. 2015/11691 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2719
KARAR NO : 2015/11691
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

MAHKEMESİ : BURSA 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/11/2014
NUMARASI : 2014/771-2014/944

Taraflar arasında görülen iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, tarafların 26/03/2009 tarihinde evlendiklerini, müşterek 21/08/2010 doğumlu, N… B… isimli bir çocuklarının olduğunu, Bursa 6. Aile Mahkemesinin 2012/757 Esas, 2012/363 Karar sayılı kararı ile 22/01/2013 tarihinde boşandıklarını, müşterek çocuk N… B…’in velayetinin müvekkiline verildiğini ve müşterek çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmediğini, küçük N… B…’in 4 yaşında olduğunu, anaokuluna gideceğini, ayrıca sağlık problemleri nedeniyle ortopedik ayakkabı kullanmak zorunda olduğunu, tedavi gördüğünü, masraflarının arttığını bildirerek, müşterek çocuk yararına aylık 500,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, davacının boşanma davasında nafaka talebinde bulunmadığını, müvekkilinin çalıştığını, aylık asgari ücret aldığını, talep edilen nafaka miktarının yüksek olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; tarafların müşterek çocukları yararına, dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 200,00 TL iştirak nafakasının, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iştirak nafakası talebine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2014 yılı AAÜT 9/1 maddesinde, “…hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.” hükmü vaz’olunmuştur.
Somut olayda, mahkemece davacı lehine 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 273,12 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu husus doğru görülmemiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 5. maddesinde yazılı olan ” Davacı vekiline taktir edilen 273,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine” sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözcüklerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.