YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14045
KARAR NO : 2015/29964
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık İ.. B..’un haricen sahibi olduğu …. plakalı aracın muayenesinin yaptırılmaması gerekçesi ile trafikten men edildiği, bu nedenle sanık İ.. B..’u arayan diğer sanık N.. Ö..’nin aracı çıkarabileceğini beyan etmesi üzerine sanık ….’in, diğer sanık N.. Ö.. ile anlaştığı; bundan sonra sanık N.. Ö.. ve H.. A..’ın araca ilişkin trafik belgesinin 2. muayenesi kısmına sahte mühür vurarak ve sahte belge düzenleyerek aracı çıkardıkları somut olayda;
1- Sanık İ.. B.. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığın atılı suçlara iştirak ettiğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeter derecede delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Sanıklar N.. Ö.. ve H.. A.. haklarında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanıkların yatması gereken muayene harcını ödememek ve menfaat temin etmek için ruhsata sahte şerh vererek üzerlerine atılı kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiklerine ve kriminal rapordan da anlaşılacağı şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerine yönelik aşağıda belirtilen husus dışında mahkeme kabülünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık Nedim’in yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık Nedim’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2200 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.