YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7422
KARAR NO : 2015/13947
KARAR TARİHİ : 30.12.2015
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2015
NUMARASI : 2013/223-2015/135
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : M.. K..
VEKİLİ : Av. O.. S..
ASIL DAVADA
DAVALI : K.. A..
BİRLEŞEN DAVADA
DAVALI : F…. TURİSTİK İŞLETMELER A.Ş.
VEKİLİ : AV. ZA… A….
BİRLEŞEN DAVA : İZMİR 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2013/233 ESAS
Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı asıl ve birleşen davanın kabulüne dair hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı şirketler vekilince istenilmekle dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada her iki davanın davacısı M.. K..’nın hükümden sonra vefat etmesi nedeniyle mirasçıları vekili Av. O.. S..’in 17.11.2015 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dava dosyası re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Asıl ve birleşen davada davacı M.. K..’nın 16.7.2015 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak annesi L…K… ve kardeşi M… K….’yı bıraktığı, adı geçen M.. K.. mirasçıları vekili Av. O.. S..’in HMK’nın 74. maddesinde tanımlanan özel yetkiyi de içeren vekaletname ibrazı ile davadan feragat beyanında bulunduğu mübrez vekaletname ve mirasçılık belgesinden anlaşılmakla, her iki davadan feragatin HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olup olmadığı değerlendirilerek Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, sonucuna göre bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davaya yönelik yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma neden ve biçimine göre mümeyyiz davalılar vekilinin her iki davaya yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.