Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/13957 E. 2015/29984 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13957
KARAR NO : 2015/29984
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

Tebliğname No : 15 – 2015/242635

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2015
NUMARASI : 2015/81 (E) ve 2015/87 (K)
SANIKLAR : M.. Ö.., Ö.. K..
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık M.. Ö..’in 2005 doğumlu oğlu G Ö17.04.2009 tarihinde tedavisini yaptırmak amacıyla, Dr. Sami Ulus Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne götürdüğü, burada görevli ile yaptığı görüşmede, arkadaşı olan sanık Ö.. K..’nin oğlu olan T Y Kye ait sağlık karnesi ile 23.08.2007 tarihinde çocuğunu hastanede tedavi ettirdiğini söylediği, bunun üzerine hastane yönetimi tarafından tutanak tutulduğu, bu suretle sanıkların kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanık ifadeleri, tanık beyanları, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay bozma ilamına dayanan mahkemenin beraate ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.