Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/14065 E. 2015/30386 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14065
KARAR NO : 2015/30386
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Tebliğname No : 15 – 2015/268026

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/06/2015
NUMARASI : 2015/10 (E) ve 2015/175 (K)
SANIK : S.. K..
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun olaşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, gazetede satılık bilgisayar ilanı verdiği ve ilanında gösterdiği irtibat numarasının katılan tarafından arandığı, sanığın, katılan ile yaptığı telefon görüşmesinde; ilanda belirttiği bilgisayarı satma konusunda sözde pazarlık yaparak anlaştıktan sonra, 400 TL para istediği, katılanın, banka havalesi yoluyla sanığın hesabına 400 TL para gönderdiği, sanığın, 400 TL parayı bankadan çekmesine rağmen bir daha katılan ile görüşmeyerek haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda; gazetede bilgisayar satışı için ilan veren sanığın, ilanı gazetede görerek kendisini arayan katılan ile iletişime geçerek, sözde ücret olarak 400 TL parayı İş Bankası şubesi aracılığı ile kendisine göndermesini sağlaması, daha sonra da telefonunu kapatarak katılan ile olan irtibatını kesmesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminde; gazeteye verilen ilanın sadece sanığa ulaşılmasına yardımcı olduğu, şikâyetçinin aldanmasında ve hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde kolaylık sağlamadığı takdirde TCK’nın 158/1–g maddesinin varlığından söz edilemeyeceği, gazetede münhasıran ilan verilmesi yeterli olmayıp, verilen ilanın da hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde ve bu şekilde tarafların aldatılmasında etkisinin bulunmasının gerekeceği, gazetede sahibinden satılık eşya ilanında, eşya tanıtılmadan soyut bir bilgilendirme üzerine verilen telefondan yapılan arama ile gelişen aldatmada, gazeteye verilen ilanın failin sadece şikayetçiye ulaşmasına yardımcı olduğu, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve şikayetçinin aldatılmasında bir kolaylık sağlamadığı hallerde dolandırıcılığın basit halinin oluşacağı, somut olayda ise, onaylı suretine ulaşılamayan suça konu gazete ilanının özelliklerinin somut olarak belirlenemediği ve bu nedenle sanığın ne şekilde bir hile sergilediğinin tespit edilemediğinden, ayrıca dolandırıcılık suçunda unsur olan hilenin kullanılmasından sonra, paranın banka aracılığı ile sanığa gönderilmesinde ve hilenin gerçekleşmesinde sadece ödeme aracı durumunda bulunan bankanın rolünün bulunmadığının anlaşılması karşısında; eylemin TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.