Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/5220 E. 2015/338 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5220
KARAR NO : 2015/338
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2013
NUMARASI : 2011/123-2013/25

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının ve hor kullanma tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kira alacağı ve hor kullanma nedeni ile oluşan zarar bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz
edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilimin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili 28/04/2011 tarihli dava dilekçesinde; davalının taşınmaza zarar verdiğini bu nedenle 3300 TL alacağı bulunduğunu, ayrıca aylık 1685 TL den Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2010 ayları kira bedelleri 8425 TL nin ödemediğini belirterek toplam 11.725 TL alacağının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesinin 07/06/2010 tarihli ihtarname ile bir aylık fesih süresi sonunda geçerli olmak üzere feshedildiğini, taşınmazın 06/08/2010 tarihinde tahliye edildiğini, tahliye tarihine kadar olan alacağını davacıya ödendiğini, davacının kiralananı teslim alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini sözleşme hükümleri gereğince davacının herhangi bir talepte bulunamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında 01/01/2005 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin peşin olarak ödeneceği, kiralanan taşınmazın banka hizmet binası olarak kullanılacağı düzenlenmiştir. Kira sözleşmesinin 17. Maddesinde kiracının sözleşme süresi sona ermeden bir ay önce yazılı olarak mal sahibine haber vermek şartıyla dilediği tarihte binayı tahliye etmekte serbest olduğu kararlaştırılmıştır.
Kira akdi kullandırma akitlerinden olup bununla kiralayan, ücret karşılığı bir şeyin kullanımını kiracıya terk etmek durumundadır. Musakkaf taşınmazlar, otomobiller, kilitli dolaplar gibi şeylerin teslimi, anahtar teslimi suretiyle olur. Anahtar teslimi ile birlikte kiralanan üzerindeki tasarruf hakkı teslim alana geçer. Kiralanan taşınmazın tahliye edilmesi ve teslim olgusunun ispat yükü davalı kiracıya aittir. Yasal anahtar tesliminin ya bizzat anahtarı kiralayana vermek suretiyle, ya notere teslim edilerek veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılması gerekir. Olayımızda davalı kiracı tarafından kiralananın anahtarlarının tevdi yerinin belirlenmesi için Zonguldak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/67 D.İş sayılı dosyasında tevdi yeri tayini istenmiş olup 22/09/2010 tarih ve 2010/67 D.İş sayılı kararla taşınmaza ait anahtarların tevdi mahallinin mahkeme yazı işleri müdürlüğü olarak tespitine karar verilmiş, tevdi yeri tayinine ilişkin karar kiralayana 19/10/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda 19/10/2010 tarihinden itibaren taşınmazın kiralayanın tasarrufuna geçtiği kabul edilerek bu tarihe kadar olan kira alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde kiracının keşide ettiği 19.08.2010 tarihli ihtarnamede anahtarların gelinerek teslim alınmasının istendiği 24.08.2010 tarihi tahliye tarihi kabul edilmek suretiyle kira alacağının tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.