YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5019
KARAR NO : 2015/30093
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
Tebliğname No : 15 – 2013/283224
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2013/29 (E) ve 2013/338 (K)
SANIKLAR : G.. A.., E.. A..
SUÇ : Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık E.. A.. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık G.. A.. hakkında verilen beraat hükmünün temyiz incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok, etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan, sanık ve hakkında mahkumiyet kararı verilen diğer sanık Erdal arasında trafikte çıkan tartışmada, sanığın, katılana ait aracın camına sopa ile vurmak suretiyle kırdığının iddia edildiği olayda; yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 15.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.