Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/4039 E. 2015/29596 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4039
KARAR NO : 2015/29596
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

Tebliğname No : 15 – 2013/304813

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2013
NUMARASI : 2013/485 (E) ve 2013/733 (K)
SANIK : S.. Ç..
SUÇ : Mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suç tarihinde sanık S.. Ç..’nin Mamak ilçesi Duralialıç Mahallesi’ndeki inşaatın müteahhidi olduğu, inşaat alanında harfiyat çalışması sırasında kepçe operatörü olan temyiz dışı sanık M.. Ş..’ın inşaat alanının bitişiğinde bulunan katılana ait briket örmeli tek katlı gece kondunun duvarını kısmen yıktığı, katılana ait gecekondunun boş olduğu içinde eşya olmadığı, bu suretle sanıkların birlikte mala zarar verme suçunun işledikleri iddia edilen olayda;
Tüm dosya kapsamında yer alan olay mahalline ilişkin olarak Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/661 esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ve olay yeri krokisi ile toplanan tüm delillerden; sanık S.. Ç..’nin Durali Alıç Mah. 36684 ada 1 nolu parselde inşaata başladığı, Ankara 8 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/661 esasında kayıtlı dava dosyasıyla ilgili yapılan keşifte bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 05.07.2010 tarihli krokide açıkca görüldüğü üzere katılanın 4 ve onun haricinde 5 şahsa ait binaların bir nolu parsel içinde kaldığı, keşfende bu durumun tespit edildiği henüz bunlar yıkılmadan sanık Sulhattin’in inşaata başlayıp harfiyat almak istediği ve eylemini gerçekleştirirken katılanın gecekondusunun köşesini kepçe ile yıkmak suretiyle zarar verdiği şeklindeki olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/4 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı yasanın 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine yönelik ihtarın yapılmaması suretiyle TCK’nın 51/7. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesine ilişkin kısmın tamamen çıkartılması ile hüküm fıkrasına erteleme hükmünden sonra gelmek üzere; TCK’nın 51/7. maddesi gereğince “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesinin ihtarına” cümlesi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.