YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14014
KARAR NO : 2015/29805
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/245511
Dolandırıcılık suçundan sanık G.. A..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2010 tarihli ve 2010/738-914 sayılı ilâmı tekerrüre esas olması sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6. maddesine göre sanığa verilen hapis cezalarının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/09/2012 tarihli ve 2011/614 esas, 2012/610 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29.06.2015 gün ve 2015-E.13166/42773 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2015 gün ve 2015/245511 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, yargılamaya konu dolandırıcılık suçunun 08/11/2010 tarihinde işlendiği, Mahkemece sanık hakkında 2. kez tekerrür hükümleri uygulanmasına esas alınan Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2010 tarihli ve 2010/738-914 sayılı ilâmının kesinleşme tarihinin ise 15/12/2010 tarihi olduğu cihetle işbu ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicilinde bulunan Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2007 tarihli ve 2006/466 esas,2007/27 sayılı ilâmı tekerrüre esas ise de, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik koşullarının bulunmadığı hâlde yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.12.2010 tarih ve 2010/738-914 sayılı ilamının 15.12.2010 olan kesinleşme tarihinin, somut olaydaki suçun işlendiği tarih olan 08.11.2010’dan sonra olması nedeniyle bu ilamın TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı belirlenmekle birlikte, sanığın adli sicil kaydında yer alan 01.02.2007 tarihinde kesinleşip, 09.12.2008 tarihinde infaz edilen Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 25.01.2007 gün, 2006/466-2007/27 sayılı ilamının suç tarihi itibariyle tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde sonuç itibariyle isabetsizlik bulunmakta ise de, Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.12.2010 tarihli hükmünün tekerrüre esas olmaması nedeniyle ikinci kez mükerrirlik koşullarının oluşmadığından kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Sincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.09.2012 tarih ve 2011/614-2012/610 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin verdiği yetkiye ve bozma nedenine göre, Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.11.2010 tarihinde işlenen suçtan dolayı hükmolunan ve 15.12.2010 tarihinde kesinleşen, 2010/738-914 sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına ilişkin bölüm ile sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, yerel mahkemece tekerrüre esas alınan Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.12.2010 gün ve 2010/738-914 sayılı ilamına göre belirlenmek üzere, Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.01.2007 gün ve 2006/466-2007/27 sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.