YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11056
KARAR NO : 2015/19534
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2014
NUMARASI : 2012/489-2014/391
Taraflar arasındaki estetik ameliyattan doğan maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının, 2011 yılı Mayıs ayında davalı Dr.A.. A..’a başvurarak burnunun estetik olarak düzeltilmesini talep ettiğini, davalı doktorun hastane masraf ve ücretleri davacıya ait olmak üzere 1.000 TL ameliyat ücreti talep ettiğini ve sonucunda 23/05/2011 tarihinde Kocaman Özel Ege Hastanesinde davacıyı ameliyat ettiğini, ameliyat sonrasında davacının burnunda herhangi bir düzelme olmadığı gibi burnunun üzerinde yanık izi ve şişlikler oluştuğunu, davacının müracaatı üzerine davalı doktorun, davacıyı 22/09/2011 tarihinde Ö.. H..nde tekrar ameliyat ettiğini, davacının yine burnunun düzelmediği, yaraları olduğundan bahisle davalı doktora durumu bildirdiğini ancak doktorun bir süre beklemesi gerektiğini söylemesi üzerine beklemesine rağmen bir düzelme olmadığını, davalı Dr.A.. A..’ın 31/07/2012 tarihinde birkez daha davacıyı ameliyat ettiğini ancak burnundaki yara izleri geçmeyen davacının göz kapaklarının da düştüğünü, davacının hem bedensel hem de ruhsal anlamda büyük bir çöküş yaşadığını, davacının ayrıca hastane, yol, ilaç gibi çeşitli masrafları yapmasıyla da maddi anlamda kayıpları olduğunu, davacı ile arasında vekalet ilişkisi bulunan ve ameliyatı yapan doktor ve doktorun bağlı olduğu davalı hastanenin olaydan sorumlu olduğunu beyan’a fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın 23/05/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Gazi Özel Sağlık Hizmetleri AŞ ve A.. A.. vekili tarafından yapılan savunmada; davalı A.. A..’ın “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk” sigortacısı konumunda bulunan Aksigorta AŞ’ye davanın ihbar edilmesini istediklerini, gerek davalı hastaneye gerekse diğer davalı doktora davacının burnuna
uygulanan cerrahi müdahalenin ve sonrasındaki tedavi işlemlerinde izafe edilebilecek herhangi bir hata, kusur ya da ihmal bulunmadığını, kusur ve illiyet bağı hususlarının somut olay bakımından gerçekleşmediğini, ayrıca hastane faturalarının davalı müvekkili doktor tarafından karşılandığını, davacının maddi tazminat taleplerinin dayanağı bulunmadığını beyan ederek, davanın reddi talep edilmiştir.
Mahkemece; “Davalı Şahin Arıkan’ın yaptığı komplikasyonları gidermeye yönelik yöntemin uygun olduğu, dolayısıyla davalıya atfı kabil kusur tespit edilemediği, davalı şirketin ise hizmet kusuru bulunmadığından, Davacının koşulları oluşmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine”, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme hükme dayanak olarak ; ameliyat sonrasında ortaya çıkan düzensizliklerin bu tür ameliyatlardan sonra ortaya çıkabilen herhangi bir tıbbi kusur veya ihmalle izafe edilemeyen komplikasyon olarak nitelendirildiği, sözkonusu komplikasyonları gidermeye yönelik müteaddit operasyonların yapılabileceği, komplikasyon yönetiminin uygun olduğu , dolayısıyla ilgili hekime atfı kabil bir kusur bulunmadığına dair Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 11/07/2014 tarihli raporunu esas almıştır.
Aynı olaya ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanlarınca hazırlanan üçlü bilirkişi raporunda ise burun ameliyatında yapılan lateral osteotomilerin yetersiz olduğunu gösteren bulguların mevcut olduğu, plastik cerrah olmadığı halde estetik amaçlı rinoplasti yapan hekimin bu uygulamasının sorgulanması gerektiği bildirilmiştir
Davacıya uygulanan üç adet burun ameliyatı sonrasında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim kılınan 09.10.2013 günlü Sağlık Kurulu Raporunda ise; davacıya fiziksel görünümü bozan burun eğriliği nedeniyle %2 özür oranı verilmiştir .
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f.maddesinde; Adli Tıp Genel Kurulunun görevleri arasında; Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla incelemek ve kesin karara bağlamak sayılmıştır.
Davacı vekili hükme dayanak alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 11/07/2014 tarihli raporuna itiraz etmiştir. Mahkemece bu itiraz reddedilerek raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanun md. 15/f uyarınca ve Adli Tıp Genel Kurulundan konuya ilişkin rapor alınmaksızın, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 11/07/2014 tarihli raporu doğrultusunda eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.