Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/21011 E. 2015/13504 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21011
KARAR NO : 2015/13504
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

Tebliğname No : 4 – 2013/272882
Mahkemesi : Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 14/02/2012
Numarası : 2009/275 – 2012/77
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, İmar kirliliğine neden olmak

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatiine ilişkin hüküm katılan vekili, imar kirliliğin neden olmak suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm ise sanık müdafiii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dava konu taşınmaz üzerinde yapılması planlanan binaları onaylı projesine uygun olarak yapmayı üstlenen … İnşaat… AŞ. sorumluları hakkında dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılabileceği değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekili ve sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 23/11/2000 gün, 183 sayılı kararı ile doğal sit alanı olarak tescil edilen sınırlarda ve aynı Kurul’un 27/03/2004 gün, 3235 sayılı kararı ile onaylı koruma amaçlı imar planı kapsamında yer alan … ilçesi, … Beldesi, … Mevkii, 109 ada 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar üzerine yapılması planlanan binaların 23/02/2006 tarihli ruhsat ve onaylı projelerine aykırı olarak, sanığın tasarrufları ile iki katlı görünmesi gerekirken, üç katlı gürünecek şekilde, yine zemin kısmında pencere olmaması öngörüldüğü halde pencere açmak suretiyle izinsiz müdahalelerde bulunulduğunun anlaşıldığı, sanığın suça konu müdahalelerden önce Bitez Belediye Başkalığı’na sunduğu tehhütname içerikleri dikkate alındığında, dava konusu yerin 3. derece doğal sit alanı vasfında olduğunu bildiği, bu durumun 01/07/2005 tarihinde düzenlenen imar durum belgesinde de belirtildiği, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, ruhsat sınırları içinde fiziki müdahaleden doğan doğal bir tahribatın dışında bir tahribat gözlemlenmemesi ve zaten dava konusu taşınmaz üzerine bina yapılması için ruhsat verilmiş olması gerekçe gösterilerek sanığın beraatine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun Doğal “Tabii” Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları ile ilgili 728 sayılı ilke kararı dikkate alındığında, 3. derece doğal sit alanlarına ilişkin doğal peysaj ve silüete ilişkin tüm müdahalelerin izne bağlandığı, bu kapsamda somut olayda, her ne kadar zemine yapılan müdahalenin izin kapsamı dışına taşmadığı görülmüş ise de yapılan binanın onaylı ruhsat ve projeye uygun olmadığının anlaşılması karşısında bu durum doğal silüeti bozacağı, bu kapsamında sanığın 3 derece doğal sit alanında bulunan arazi üzerinde 2863 sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamında izinsiz müdahalede bulunduğu, atılı eylemi işlediğinin tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu, diğer yandan, sanığın eylemi ile ilgili olarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine aykırılık suçlarından ayrı ayrı hüküm tesis edilmiş ise de, 2863 sayılı Kanunda düzenlenen bir suçla ilgili olarak ayrıca Türk Ceza Kanun’unda düzenlenen bir suçtan hüküm kurulamayacağı, keza 2863 sayılı Kanun’un özel Kanun niteliğinde olduğu, bu kapsamda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hüküm kurulup, imar kirliliğine neden olmak suçundan ise hüküm tesis edilemeyeceği, ayrıca;
Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin kurulan koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 11/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1 ve 65/4 maddeleride dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.