Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/17753 E. 2015/14143 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17753
KARAR NO : 2015/14143
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/10/2014
NUMARASI : 2014/223-2014/630

Davacı-karşı davalı M.. T.. vekili Avukat İsmail O..D.. tarafından, davalı-karşı davacı U.. A.. aleyhine 09/04/2014 gününde, davalı-karşı davacı U.. A.. vekili Avukat Z..A.. tarafından, davacı-karşı davalı M.. T.. aleyhine 24/04/2014 gününde verilen dilekçeler ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 15/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı- karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik temyizi yönünden;
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
b) Diğer temyiz itirazına gelince;
Dava ve karşı dava kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl dava bakımından istem kısmen kabul edilmiş; karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği M.. Y..’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda, gelişim biçimi, tarafların siyasi kişilikler olması ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı-karşı davalı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının yukarıda (2-a) bentte gösterilen nedenlerle, karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının ise ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.