Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/15072 E. 2015/11500 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15072
KARAR NO : 2015/11500
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

MAHKEMESİ : AKÇAKALE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2014
NUMARASI : 2013/151-2014/259

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığı halde hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 63.044,43 TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını ileri sürerek, tahakkuk eden bu bedel nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının kaçak elektrik kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkete … seri nolu kaçak tespit tutanağına istinaden 24.322,30 TL borçlu olduğunun, 38.342,89 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borçtan dolayı davacının sorumlu olup olmadığı, sorumluysa bedelin ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü resmi gazetede yayınlanarak, 1.3.2003 tarihinde yürürlüğe giren, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde; gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş; 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.

Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 08.11.2010 tarihli sanayi grubu abonelik sözleşmesi bulunduğu, sözleşme tarihinde kurulu gücün 250 kwh olduğu, 10.10.2012 tarihinde güç artırımı yapıldığı ve kurulu gücün 400 kwh’a çıkartıldığı, davacı hakkında düzenlenen 29.01.2010 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ile, davacının idareye kaydı olmayan ve ekranı okunmayan sayaçtan elektrik tükettiğinin tespit edildiği, tutanakta trafo gücünün 250 kwh olarak belirtildiği ve bu tutanağa istinaden davacı hakkında 63.044,39 TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında düzenlenen 15.02.2014 tarihli Bilirkişi Raporunda; keşif esnasındaki kurulu gücün 60.09 kwh olarak tespit edildiği belirtilerek, hesaplamalar bu kurulu güç üzerinden yapılmış olup, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davacının toplam borcunun 24.322,30 TL olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına uygun olmayan, taraf ve Yargıtay denetimine elverişsiz, yetersiz işbu raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Bu nedenle, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, öncelikle önceki bilirkişiler dışında dosya yeniden alanında uzman üçlü bilirkişi kuruluna tevdi olunarak dava konusu tahakkuk dönemleri ve türleri esas alınarak davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan 622 sayılı EPDK kararında açıklanan yönteme göre yeniden hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar ittihazı doğru görülmemiş olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.