YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8697
KARAR NO : 2015/16055
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ : ÇERKEZKÖY 2. ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/11/2014 (EK KARAR:02.04.2015)
NUMARASI : 2012/539-2014/1022
Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece verilen ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmesi üzerine, davalı bu defa hüküm ile birlikte ek kararı temyiz etmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harçların eksik yatırıldığının tespit edilmesi üzerine, kararı veren hakim tarafından, temyiz eden davalı tarafa eksik harcı ikmal etmesi için yedi günlük kesin süre verildiğini bildirir muhtıra tebliğ edilmiş ise de; sözkonusu muhtırada harcın yatırılacağı yer belirtilmeden ikmal edilmesinin talep edildiği, bu itibarla muhtıranın geçersiz olduğu, ayrıca davalı tarafça verilen süre içinde eksik harcın PTT kanalıyla gider avansı olarak mahkemeye gönderildiği anlaşılmakla, temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, daha önce babası olan davalı aleyhine açtığı nafaka davasında aylık 50 TL nafakaya hükmedildiğini, takdir edilen nafakanın, aradan geçen zaman içerisinde müvekkilinin ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini iddia ederek; aylık nafaka miktarının 500 TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacı lehine önceki davada hükmedilmiş olan 50 TL tedbir nafakasının, aradan geçen süre gözetildiğinde artırılması gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulü ile 200 TL yoksulluk nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında Emet Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinde görülen 2007/41 E. 126 K. sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından yardım nafakası istemi ile davalı aleyhine açılan davanın, HUMK. nun 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; davada olayları açıklamak ödevi davanın taraflarına; hukuksal nitelendirmeyi yapma ve uygulanması gereken yasa maddelerini belirleyip uygulama ödevi ise hâkime aittir.
Somut olayda, taraflar arasında önceden görülen davada hüküm altına alınan nafakanın artırılması talep edilmiş ise de; o davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasına göre, davadaki istem; (yoksulluk nafakasının) artırım davası olmayıp, yardım nafakası istemi niteliğindedir(TMK md 364).
Bundan ayrı, davacı yargılama devam ederken 24.02.2013 tarihinde evlenmiş olup, bu husus mahkemece de 10.05.2013 tarihli celsede tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; davacı tarafın evlendiği tarihe kadar geçerli olmak üzere, davacı tarafın geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun yardım nafakası takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.